Süper Lig’e yükselme mücadelesi veren Arca Çorum FK, zorlu Sarıyer deplasmanında Thiam’ın penaltıdan attığı gollerle galip geldi ve hedefe giden yolda önemli bir adım attı. Alınan 3 puan, lig tablosu açısından kıymetli, bunu tartışmaya açmak anlamsız olur. Ancak şampiyonluk hedefi olan takımlar için mesele hiçbir zaman yalnızca skor değildir. Nasıl kazandığın, hangi problemleri çözdüğün ya da hangi sorunları halının altına süpürdüğün, sezonun kaderini belirler. Çorum FK’nın Sarıyer karşısında kazandığı bu maç, puan hanesine yazılan “3 puan”dan çok daha fazlasını tartışmayı gerektiriyor.

Önce rakibi doğru tanımlayalım. Sarıyer; kadro kalitesi sınırlı, yıldız oyuncu zenginliği olmayan ama oyunu geliştirmeye çalışan, saha içi disipline tutunan bir takım. Özellikle iç sahada, ligde hedefi olan takımlara ciddi problemler yaşattılar. Bu nedenle buradan alınan galibiyet değerlidir. Ancak galibiyetin geliş şekli, Çorum FK adına soru işaretlerini de beraberinde getirdi. İki penaltı, ama VAR müdahalesiyle kazanılan kararlar ve son dakikada yenilen, tamamen ciddiyetsizlik kaynaklı bir gol... Bunlar, “istikrar” kelimesinin içini doldurmak isteyen bir takım için alarm niteliğindedir.

En çarpıcı verilerden biri, Çorum FK’nın sahaya çıkan ilk 11’inin yaş ortalamasının 33 olması. Bu, modern futbol için inanılmaz derecede yüksek bir rakam. Tecrübe elbette önemli fakat, tempo, geçiş savunması, ikinci toplar ve fiziksel direnç söz konusu olduğunda bu yaş ortalaması sahaya doğrudan yansıyor. Nitekim maç boyunca bunu net şekilde gördük.

Savunma hattındaki problemler ise artık “geçici” değil, kronik bir hâl almış durumda. Rakip ilk yarıda net pozisyonlar üretemedi gibi görünebilir ama mesele bu değil. Çorum FK savunmasının çizgi hâlinde kalması, önde oynayan ofansif oyuncuların savunmaya yeterli desteği verememesi, araya atılacak tek bir doğru koşu ya da bireysel kaliteyle çok ciddi tehlikelere davetiye çıkarabilecek bir yapı oluşturuyor. Sarıyer’in sınırlı hücum becerisi sayesinde bu ataklar büyümeden bitti. Ancak bu tablo, daha kaliteli rakipler karşısında ağır bedeller doğurur.

Bireysel performanslara indiğimizde tablo daha da netleşiyor. Serdar Gürler, ciddi bir formsuzluk döneminde. Çorum FK’ya gelmeden önce, son 2,5 sezonda 61 maçta sadece 2 gol, 3 asist katkısı olan bir oyuncuydu. Sahadaki varlığı ile yokluğu arasındaki fark neredeyse belli değildi. Bu noktada dinlenmesi, rotasyona girmesi hatta Burak Çoban gibi isimlere süre verilmesi düşünülebilir.

Orta sahada yaşanan sıkıntı ise haftalardır değişmiyor. Direnç yok. Rakipler merkezi çok rahat geçiyor. Ahmet Ildız, bu maç özelinde son derece dağınıktı, oyunun yükünü kaldıramadı. Fiziksel dezavantajına rağmen Pedrinho’nun sahanın her yerine yetişmeye çalışması, aslında sistemin ne kadar fazla açık verdiğinin göstergesi. Orta saha bu kadar savunmasız kaldığında, savunma hattının baskı altında ezilmesi kaçınılmaz oluyor.

Hücum hattına baktığımızda ise, Çorum FK’nın elinde çok ciddi bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Yusuf Erdoğan ve Mame Thiam, bu ligin üstünde iki oyuncu. Ancak mesele şu: Bu oyuncuların gücünden maksimum fayda sağlanabiliyor mu? Yusuf Erdoğan’ın en büyük silahı, boş alanda bire birde yaptığı yıkıcı koşular. Buna rağmen sürekli kalabalık savunmalar arasında kayboluyor. Bu, oyuncunun değil, oyun planının problemidir. Thiam ise ceza sahası içerisinde daha fazla topla buluşturulmalı. Onu sırtı dönük oyunda ya da ceza sahasından uzaklaştırarak etkisizleştirmek, kendi silahını kendine karşı kullanmak gibi bir şey.

Maçtan sonra teknik direktör Hüseyin Eroğlu’nun açıklamalarında altını çizdiği “taktik disiplin” ve “zor deplasman” vurguları kâğıt üzerinde doğru. Ancak şampiyonluk yolunda tek planla yürünmez. Büyük hedefler, A planı bozulduğunda devreye girecek B, C, hatta D ve E planlarını gerektirir. Bugün VAR çağırmasa, iki penaltı bulunmasaydı, bu maçın hikâyesi çok daha farklı yazılabilirdi.

Sonuç olarak, Sarıyer’den alınan 3 puan değerli ama oyunun daha da geliştirilmesi lazım. Yaş ortalaması, savunma zaafları, orta saha direnci ve hücum organizasyonu aynı anda ele alınmazsa, kazanılan maçlar sizi yukarı taşırken, sorunlar sessizce birikir. Şampiyonluk, sadece puan toplamakla değil, riskleri zamanında görüp çözüm üretmekle gelir. Sezonun son maçlarının hep şampiyonluk hedefi olan rakiplerle olduğunu hatırlatmak isterim.