Çorum Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Kadeş Barış Meydanı'nda kitlesel basın açıklaması düzenledi.
1 EYLÜL, HALKLARIN BARIŞ TALEBİNİ HAYKIRDIĞI GÜNDÜR
Çorum Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Kenan Sırma, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün, savaşların gölgesinde karşılandığını belirtti.
Sırma, 1 Eylül 1939'da Nazi Almanyası'nın Polonya'yı işgaliyle başlayan ve milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan 2. Dünya Savaşı'nın üzerinden 87 yıl geçtiğini ifade ederek, 1 Eylül'ün halkların barış talebini meydanlarda dile getirdiği gün olduğunu söyledi.
Dünyanın farklı bölgelerinde savaş ve çatışmaların devam ettiğini belirten Sırma, Gazze, Ukrayna, Lübnan, İran ve Ortadoğu'da milyonlarca insanın öldürüldüğünü, yaralandığını ve yerinden edildiğini kaydetti.
SAVAŞLARDA EN AĞIR BEDELİ KADINLAR VE ÇOCUKLAR ÖDÜYOR
Sırma, savaşların kadınlar, çocuklar ve gençler üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu ifade ederek, savaş bölgelerinde kentlerin, hastanelerin ve okulların yıkıldığını belirtti.
Savaşların yalnızca yaşam hakkını tehdit etmediğini dile getiren Sırma, kadınların kazanılmış haklarının, örgütlü yaşamlarının ve ekonomik güvencelerinin de hedef haline geldiğini savundu.
Zorla yerinden edilmeler nedeniyle milyonlarca insanın göç yollarında ağır koşullarla karşı karşıya kaldığını belirten Sırma, göçmenler üzerinden ırkçılık ve milliyetçiliğin yeniden üretildiğini öne sürdü.
SAVAŞLARIN ARKASINDA PAYLAŞIM VE KÂR HESAPLARI VAR
Savaşların temelinde halkların çıkarlarının değil, emperyalist güçlerin paylaşım hesaplarının bulunduğunu savunan Sırma, enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerindeki rekabet ile silah tekellerinin kâr beklentilerinin savaş politikalarını beslediğini ifade etti.
Silahlanmaya ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve kamusal hizmetlerden eksildiğini belirten Sırma, savaşların ekonomik faturasının da vergiler, düşük ücretler ve kemer sıkma politikalarıyla emekçilere çıkarıldığını söyledi.
NATO ZİRVESİNE ELEŞTİRİ
NATO'nun 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 37. Zirvesi'ne de değinen Sırma, zirvede NATO'ya ayrılan kaynakların artırılmasına yönelik kararlar alındığını belirterek, Türkiye'nin de bu politikaları kabul ettiğini savundu.
Türkiye'nin emperyalist saldırganlık politikalarının merkezindeki ülkeler ve silah şirketleriyle anlaşmalar yaptığını öne süren Sırma, zirve döneminde savaş karşıtları ve muhaliflere yönelik gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini ifade etti.
BARIŞ VE EMEK MÜCADELESİNİ BİRBİRİNDEN AYIRMADIK
Türkiye'de Kürt sorununun çözümsüz bırakılması ve çatışmalı politikaların toplumsal, ekonomik ve ekolojik yıkıma yol açtığını savunan Sırma, güvenlik politikalarına büyük kamu kaynakları aktarıldığını söyledi.
Emek ve Demokrasi güçleri olarak emek mücadelesi ile demokrasi ve barış mücadelesini birbirinden ayırmadıklarını vurgulayan Sırma, “Savaşa karşı barışı savunmak, aynı zamanda sermayenin sömürü ve talan düzenine karşı emeği savunmaktır.” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasına Yeni Parti İl Başkanı Dinçer Solmaz, DEM Parti PM Üyesi Ümit Küçükbayatlı ve İl Başkanı Hasan Satılmış, Emek Partisi İl Başkanı Muharrem Özünel, Sol Parti Temsilcisi Nurettin Kolbüken, Sol Parti Merkez İlçe Başkanı Arif Başaran, KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen Şube Başkanı Nevzat Veldet, BES Şube Başkanı Emrah Azapçı, SES Şube Başkanı Merve İmrak, Yeni Parti yöneticileri Garip Özgür ve Mustafa Eker ile çok sayıda vatandaş katıldı.




