*** Kardeşim Recep’in kaybı nedeniyle hiçbir etkinliğine katılamadım, ama 38. Uluslararası Hitit Fuar ve Festivali’nin kelimenin tam anlamıyla “festival gibi” geçtiğine de tanıklık ettim. Bizim medyada hemen her törene, toplantıya, etkinliğe “görkemli” demek adet oldu ya…Bu sözcüğü, hak ettiği yerde de kullanmaya çekinir olduk. Bu festival ise, gerçekten ve kelimenin tam anlamıyla “görkemli” idi.
*** Festival, ilk yıllarından başlayarak Çorumlu’nun yaşamında farklı, renkli bir kesit olmuştu. Hitit uygarlığının başkenti; barışın, kadın-erkek eşitliğinin, inançlara saygının anavatanı Çorum, sahip olduğu “paha biçilmez” değerlerle yurda, yurt dışına açılıyordu. Bir de, belki yıl boyu kendi kozasının dışına çıkmayan insanımız, bu vesileyle sosyalleşiyordu; hiçbir şey bilmezse, çocuğunun elinden tutup, bir külah dondurmayla cadde boyu yürüme ve kentin canlılığına katılma fırsatını yakalıyordu.
*** Bu festival, ilk yılların heyecanını aratmayacak ölçüde dopdolu ve coşkulu geçti. Hele de Kadeş Meydanı’nda her akşam düzenlenen ünlü sanatçıların konserleri, bizim “kültür ve sanat kenti Çorum” hayalimize doğru atılmış güçlü adımlar olarak kentin tarihine yazıldı. Her akşam onbinlerce Çorumlu, sevdiği sanatçılarla gerçek manada coşkuyu yaşadı. Diğer tüm programlar da iyi düşünülmüş, iyi organize edilmiş, Çorum’un tanıtımına, halkın katılımına hizmet eden etkinliklerdi.
*** Öncelikle, Umut Radyo’da sevgili Meltem Danışman Çınar’la birlikte yaptığımız “Çorum Güncesi” programında “görkemli bir festival” sözü verip bunu da bütün unsurlarıyla yerine getiren Belediye Başkanı, değerli kardeşim Dr. Halil İbrahim Aşgın’a ve ekibine bir Çorumlu olarak teşekkürlerimi sunuyorum. Festival sırasında söz verdiği gibi, bundan sonraki festivallerin hep biraz daha üstüne koyarak, hep daha iyi, hep daha seviyeli süreceğine yürekten inanıyorum.
*** “Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür”…Yani insanlığın belleği unutma özürlüdür. Çorum için yaptıklarımızın unutulmasına alıştık, ama yine de, Kadeş Meydanı’nın açılması için yıllarca verdiğimiz
mücadelenin ne kadar isabetli olduğunu festival konserlerinde bir kez daha gözlemlemiş olduk. Çorum, meydansız bir kentti, törenler, mitingler cadde üzerinde, konserler statta yapılıyordu. Bu konuda kamuoyu oluşturmaya çalışırken, “Torunlarımıza bırakacağımız en önemli miraslardan biri, bu meydan olacak” diye yazmıştık.
*** Yeri gelmişken, bizim görüşümüze katılarak meydanı açan sevgili kardeşim Muzaffer Külcü’ye, yine önerimiz doğrultusunda, bu meydana “Çorum’a en yakışır” ismi, “Kadeş Barış Meydanı” ismini veren sevgili kardeşim Halil İbrahim Aşgın’a bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Çorum sevdası işte böyle bir şey.
