Bir ülkenin gelişmişliği ülkenin kültür temelli okuma düzeyi ile doğrudan ilgilidir.
Türkiye'de kitap, gazete ve dergi okuma oranı dünya ülkeleri listesinde en alt sıralarda yerini almış durumda. Okul çağındaki çocuk ve gençlerin çoğunun ders dışında okuma-yazma alışkanlıklarının olmadığı görülüyor. Bu sorun büyükler için de ve bir çok meslek mensupları için de, diğer bir deyişle toplumun geneli için de geçerlidir.
Türkiye'de bu sahayı yorumlarken geçmiş tarihine göz atmak gerekir. Osmanlı imparatorluğundan ulus devlete (cumhuriyet) geçildiğinde okuma yazma oranı çok düşüktü. Doğal olarak feodal-monarjik sistemlerde sözlü iletişim geçerli olduğu için yine cumhuriyetin ilk yıllarında okuma-yazma konusunda önemli atılımlar yapılmasına rağmen 1970’li yıllara kadar özellikle kırsal kesimde istenilen seviyeye gelinememişti.
Genel olarak imparatorluktan cumhuriyete geçiş dönemlerine bakıldığında okuma alışkanlığının olmamasının en temel nedenlerinden birisi okur- yazar oranın düşük olmasıydı.
Günümüz Türkiyesine gelince,
AİLE VE OKUMA ALIŞKANLIĞI İLİŞKİSİ
Çocuk doğduğu andan başlayarak kendisini bir sosyalleşme ortamında bulur. Toplumun kültürel kalıplarını, değer yargılarını, alışkanlıklarını öncelikle ailede edinir. Buna bağlı olarak ta okumaya verilen değer konusunda ilk izlenimlerini aldığı yer ailesidir. Türkiye'de yetişkin nüfusun köklerden gelen eğitim düzeyinin veya kültür seviyesinin düşük olması nedeniyle çocuklara okuma bilinci ve sevgisi kazandırılamamaktadır.
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ-OKUMA İLİŞKİSİ
Okuma alışkanlığı temelde örgün eğitim sisteminde kazanılan bir beceridir. Bir eğitim sisteminin üyeleri olan öğrenciler okul çağında iken bu beceriyi edinmemişlerse yetişkinlik döneminde kazanmaları oldukça zordur. Bu nedenle eğitim sistemi öğrencilerine ders kitapları dışında araştırmaya yönelterek başka bir anlatımla kendi kendine öğrenmeyi öğreten bir sistemle yetişkin dönemindeki okuma alışkanlığının temellerini atmış olurken, ayrıca okullarda "kitap okuma kulüpleri" kurularak bu alışkanlık pekiştirilmelidir.
TV, DİJİTAL DÜNYA-OKUMA ALIŞKANLIĞI İLİŞKİSİ
Son yıllardaki yorumlar son yılların en etkin kitle iletişim aracı televizyon ve dijital dünyanın okuma alışkanlığını azalttığı okuma alışkanlığı olmayanları da engellediği yönündedir.
EKONOMİK NEDENLER
Bir çok yorumcu, kitap fiyatlarının pahalı olduğunu, o yüzden alım gücünün olmadığını dile getirmektedir. Ben bu görüşe şahsım adına çok katılmıyorum. Kitaplar sahaflarda çok cüz’i rakamlarla satılmaktadır, yeter ki insanların okuma sevgisi olsun!.
Sonuçta, kitap okumak alışkanlıktır, bu alışkanlık ta diğer alışkanlıklar gibi aileden ve çevreden görerek kazanılır ve kitap okuma isteği için bence sorgulama isteği olmalı. Biz toplum olarak sorgulayıcı millet değiliz..
