Bir belediye başkanının başarısı, yalnızca açtığı yollarla, yaptığı parklarla ölçülmez. Yönetimde açıklığı ve şeffaflığı benimsemesi, eleştiriye açık olması ve halka karşı sorumluluk bilinci, kendisini seçen halka karşı sorumluluğunu nasıl taşıdığı da en az icraatları kadar önemlidir.

Tarsus Belediye Başkanı Sayın Ali Boltaç’ın çalışmalarını bu açıdan değerlendirmek gerekir. Tarımsal üretimden kentin kültürel yaşamına uzanan projeleri, mahallelerin gereksinimlerine yönelik çalışmaları ve belediye meclisinde eleştirileri dikkate alma yaklaşımı, yerel yönetimin yalnızca makamdan ibaret olmadığını gösteren başlıklardır. Zira yöneticilik, alkışları toplamak kadar eleştirileri göğüsleyebilmektir.

Ancak Boltaç’ın bugün yaşadığı ayrılığın anlamı, bir belediye başkanının partisinden istifa etmesinin çok ötesinde.

Üç kuşaktır CHP’li bir aileden gelmek, yalnızca bir partiye üye olmak değildir. Aile hafızasıdır, geçmişten devralınan bir inançtır. Belki sofralarda anlatılan hikâyeler, belki kuşaklar boyunca taşınan bir siyasi vicdandır. Boltaç soyadı, bu açıdan yalnızca bir aile adını değil, kuşaklar boyunca taşınmış bir siyasi aidiyeti de temsil ediyor. İnsan, böyle bir mirasın kapısını doğal olarak kolay kapatamıyor.

Boltaç’ın, hakkında kesin ihraç talebiyle disiplin süreci başlatılmasının ardından partisinden istifa etmesi, bu nedenle sıradan bir siyasi ayrılıktan fazlasıdır. Bir insanın yalnızca üyesi olduğu partiden değil, kendi geçmişinin bir parçasından da ayrılmasıdır. Üç kuşaklık aidiyetin sonunda gelen istifanın ağırlığı, kararın kendisi kadar, insanı o karara götüren nedenler üzerinde de düşünmeyi gerektiriyor.

Peki, tarihsel bir mirasa bağlılık, o mirası temsil ettiğini söyleyen her siyasi anlayışa koşulsuz bağlı kalmayı mı gerektirir? Yoksa asıl sadakat, geçmişin ilkelerini bugünün uygulamaları karşısında da sorgulayabilmek midir?

Atatürk’ün kurduğu CHP’nin tarihsel mirası, hiçbir kişinin ya da yönetimin mülkü değildir. Bu mirasın ölçüsü, yalnızca geçmişteki mücadelelerle değil, bugün demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine gösterilen saygıyla da belirlenir. Bir partinin adı, kuruluş ilkelerinin yerine geçemez. Siyasi aidiyet de sorgulama sorumluluğunu ortadan kaldıramaz.

Boltaç’ın önünde şimdi yeni bir sınav var. İstifası geçmişini silmez, fakat geleceğini de kendiliğinden güvenceye almaz. Bundan sonra belirleyici olan, hangi partinin kimliğiyle anıldığından çok, Tarsus’a hangi hizmetleri sunduğu ve halka karşı sorumluluğunu ne ölçüde yerine getirdiğidir.

Tarih, bazen insanı en çok inandığı yerden sınar. Fakat hiçbir siyasi kırılma, halka hizmet etme iradesinden vazgeçmeyi zorunlu kılmaz. Demokrasiye inanç, eleştiriye açıklık ve halkın güvenine layık olma çabası sürdükçe, güçlüklerin aşılması için yol da bulunur, umut da.

Zira siyasi miras, yalnızca geçmişten devralınmaz, bugünün sorumluluğuyla yeniden anlam kazanır. Sayın Ali Boltaç’ın önündeki asıl sınav da bu mirası Tarsus’a hizmetle, demokrasiye bağlılıkla yaşatabilme çabası ve azmidir. Bu azim ve çabanın sonuçsuz kalmayacağına inanıyorum.

Ali Boltaß