ÇORUM HABER’in Kurucusu, Başyazarı ve Şirket Genel Müdürü, Çorum Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Mehmet Yolyapar, Çorum’la ilgili yıllardır dile getirmeye çalıştığı hayallerinin artık gerçeğe dönüşmekte olduğunu belirterek, “Çorum şimdi sanayileşme ve ihracat açısından Türkiye’nin süper liginde. Tarih ve kültür zenginlikleri zaten tartışılmaz. Kent dokusunun değişimi ve huzurlu yaşam arayanların tercih edebileceği bir kentleşme olgusunun zemin bulması da, Çorum’un önüne büyük fırsatlar açıyor. Ahlatcı’nın dillere destan düğünü, Çorum’u Türkiye’nin gündemine oturtmuştu. Arca Çorum FK’nın Süper Lig’e çıkmasıyla ise artık Çorum’u tanımayan kalmayacak.” dedi.

*** Umut Radyo’da canlı yayınlanan “Çorum Güncesi” programında Meltem Danışman Çınar’ın sorularını yanıtlayan Yolyapar, Çorum’un futbolda Süper Lig’e tırmanmasının tüm Çorumluları ve hatta Anadolu’nun başarısını arzulayan tüm sporseverleri mutlu ettiğini, heyecanlandırdığını ifade ederken, “Çorum, bu sayede daha görünür ve tanınır olacak. Ama, dev projektörler altında Çorum’un imajına zarar verecek her türlü davranıştan uzak durulması konusunda da toplumsal bir bilinçlenmeye ve kararlılığa ihtiyaç var” ifadesini kullandı.

Çorum’un, yıllar yılı “Senin yaptığını Çorumlu yapmaz” şeklinde haksız ve asılsız bir karalamaya maruz kaldığını hatırlatan Mehmet Yolyapar, “Başta Valiliğin ve Belediye’nin büyük çabalarıyla, tarihsel gerçekler gün yüzüne çıkarılarak bu söz ‘Çorumlu’nun yaptığını kimse yapamaz’a dönüştürüldü. Şimdi, fanatik bir takım unsurlar marifetiyle Çorum’un imajının bozulması riskiyle karşı karşıya kalacağız. Oysa, azami konukseverliğimizi göstererek, ama sahada takımımızın iyi futbolunu en güçlü biçimde destekleyerek, Çorum’u futbolda Türkiye’nin gözdesi yapmak da elimizde. Aksi halde, ‘kötü deplasman’ diye adımız çıkarsa, Çorum’u küme düşürmek için herkes elinden gelen gayreti gösterir.” diye konuştu.

Meltem Danışman Çınar’ın CHP ile ilgili “mutlak butlan” kararını ve yaşanan gelişmeleri sorması üzerine de Yolyapar, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ülkemizle ilgili emperyalist planlar herkesin malumu. En son ABD Büyükelçisi Tom Barrack, bu coğrafya için yönetim biçimi olarak monarşiyi tercih ettiklerini saklamadı. İstiyorlar ki, Atatürk’ün kurduğu üniter devlet yıkılsın, demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet, eşitlik, insan haklarına saygı gibi kavramlar ortadan kalksın, tam bağımlı bir ülke modeli hayata geçsin. Yani sonuçta, bölüp parçalayalım ve yutalım diye plan yapıyorlar.”

“Ülkemizde demokrasinin, salt sandık demokrasisine dönüştürülmesi, hukuk devletinden kanun devletine geçiş çabaları, eşitliğin ve adaletin hızla yok edilmesi, maalesef, Türkiye’ye biçilmek istenen kıyafetle doğrudan ilişkili. Mutlak butlan kararını da, hukuki bir karar olarak kabul etmek mümkün değil. Atatürkçüler, sosyal demokratlar, milliyetçi ve muhafazakâr demokratlar, demokratik sosyalistler, ezici bir çoğunluk olarak Özgür Özel’in liderliğini ve arkadaşlarının parti yönetimindeki seçilmiş konumlarını destekliyorlar.”

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile pek çok birlikteliğimiz oldu, uzun sohbetler ettik. Kendisini gerçek bir demokrat, çağdaş ve uygar bir siyasetçi, dürüst, namuslu, tevazu timsali bir kişilik olarak tanıdım. O yüzden, CHP’yi güçsüzleştirme, bölme, parçalama adına kurulan tuzakları görememesini şaşkınlıkla karşılıyorum. İddianameler, ortaya atılan suçlamaları kanıtlamaktan uzak kalıyor ve toplumun yüzde 70’i halen yolsuzluk ithamlarına inanmıyor. Sanki, CHP’lilerin birbirlerini suçlamaları ile kamuoyu ikna edilmeye çalışılıyor. Şunu iyi biliyoruz ki, cumhuriyet değerlerine bağlı hiçbir gerçek demokrat, yolsuzluğu, hırsızlığı ya da ahlâksızlığı görmezden gelemez. Yeter ki, hukuk içinde kalınsın ve itibar suikastlarına başvurulmasın.”
“CHP’nin çok sıkıntılı bir süreçten geçtiği muhakkak. Aslında, en az yüzde 30’luk bir tabana sahip ana muhalefetin demokratik olmayan yollardan çökertilmesi, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına da asla hizmet etmez. Bu şartlarda iç cepheyi güçlendirmek mümkün olamaz. O nedenle, en başta CHP içinde demokrasi ve hukuk yoluna girilmesini, partinin, örgütün seçtikleri tarafından yönetilmesine dönülmesini, ülke genelinde ise demokrasiye ve evrensel hukuk kurallarına yeniden yol açılmasını temenni ediyorum.”

Muhabir: Haber Merkezi