Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, okullara derhal kadrolu ve eğitimli güvenlik personeli atanmasını isteyerek, “Eğitimde şiddet yasası, en ağır yaptırımlarla derhal çıkarılmalıdır” dedi.
Tuba Demirel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından yaptığı açıklamada; “Sosyal medya üzerinden örgütlenen şiddet gruplarına karşı tavizsiz bir takip mekanizması kurulmalıdır” ifadesini kullandı.
Olaydan duydukları derin üzüntüyü dile getiren Demirel, “Okullara silah değil güvenlik girmeli. Okulları olay yeri şeritleri değil çocuklarımızın neşeli sesleri sarmalı. Aksini kabul etmiyoruz!” şeklinde açıklamada bulundu.
Tuba Demirel’in Birleşik Kamu-İş adına yaptığı basın açıklaması şu şekilde:
“KAZA DEĞİL, KADER DEĞİL, KATLİAM”
Daha bir kaç gün önce Şanlıurfa’da yüreğimiz ağzımıza gelmişti; bir gün sonrasında Kahramanmaraş’ta o yürek parçalandı! Bir okul bahçesi, bir sınıf, bir koridor daha kan gölüne döndü. 1 öğretmenimizi, 9 evladımızı kara toprağa verdik. 20’den fazla canımız hastane odalarında yaşam mücadelesi veriyor. Tam da bu noktada, tam da bugün vurgulamak gerekir ki bu bir kaza değildir, bu bir kader değildir; bu, bağıra bağıra gelen bir katliamdır!
“BU, LİYAKATSİZLİĞİN VE İHMALİN TESCİLİDİR”
Saldırgan, günlerdir sosyal medyada yapacağı katliamın sinyallerini vermişken, Telegram gruplarında bu ve benzer katliam planları gündelik sohbetlermişçesine konuşulur hale gelmişken bu ülkenin istihbaratı, emniyeti, siber suçlar birimi neredeydi? Bir tweet attığı için sabahın köründe kapısı çalınanların ülkesinde, katliam ilanı verenler nasıl oluyor da elini kolunu sallayarak okula silahla girebiliyor? Bu, açık bir güvenlik zafiyetidir! Bu, liyakatsizliğin ve ihmalin tescilidir!
Üstelik bu kanlı tablo bugünün eseri değil, yıllardır haykırıyoruz: Okullarda kadrolu, eğitimli ve profesyonel güvenlik personeli istihdam edin! Okullarımızı kaderine, öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi şiddetin kucağına terk etmeyin dedik. Açıkça söylemek gerekir ki tasarruf genelgeleriyle güvenliği "gereksiz masraf" gören Milli Eğitim Bakanlığı, bugün dökülen her damla kandan sorumludur. Buradan soruyoruz: Bir öğretmenin canı, bir öğrencinin geleceği, sizin bütçe hesaplarınızdan daha mı ucuzdur?
“BİZ OKUMAYINCA, KONUŞMAYINCA O AKAN KANLAR DURACAK MI?”
Sosyal medyada muhalif avına çıkmak için maaşlı özel birimler yaratanlar, katliamın ilan edildiği paylaşımları nasıl takip etmez! Bir hükümet düşünün: bizim uyarılarımıza rağmen adım atılmadığı için okullar kan gölüne döndüğünde ilk aklına gelen şey yayın yasağı koymak oluyor. Biz okumayınca, konuşmayınca o akan kanlar duracak mı? Bakın bugün bile sosyal medyada birçok ilde isim verilerek saldırı planları açıklanıyor. Yine dün Antep’te bir okulun önünde kurusıkı da olsa silahlar patladı. Böyle acı bir tabloda ilk akla gelen bu garabeti engellemek yerine konuşulmasını engellemek midir?
ŞİDDETSİZ EĞİTİM
Hepimiz biliyoruz ki toplumda yükselen şiddet sarmalı tesadüf değildir. Adaletin sustuğu, cezasızlığın ödüllendirildiği, illegalitenin övüldüğü ve hoş görüldüğü, eğitimin niteliksizleştirildiği her gün; bir saldırganı daha cesaretlendirilmiş oluyor. Biz okullarda "şiddetsiz eğitim" derken, muktedirler ısrarla şiddeti besleyen politikalara imza atıyor.
“SINIFLARDA YASIMIZ, MEYDANDA İSYANIMIZ”
Buradan ilan ediyoruz: Birleşik Kamu-İş olarak, can güvenliğimizin olmadığı bir yerde eğitim verilemez dedik ve tüm Türkiye’de 2 gün boyunca iş bıraktık! Sınıflarımıza yasımızı, meydanlara ise isyanımızı taşıyoruz. Talebimiz nettir:
Okullara derhal kadrolu ve eğitimli güvenlik personeli atanmalıdır.
Eğitimde şiddet yasası, en ağır yaptırımlarla derhal çıkarılmalıdır.
Sosyal medya üzerinden örgütlenen şiddet gruplarına karşı tavizsiz bir takip mekanizması kurulmalıdır.
“EVLATLARIMIZI OKULA MI YOKSA CEPHEYE Mİ GÖNDERİYORUZ?”
Evlatlarımızı okula değil, adeta cepheye gönderdiğimiz bu düzeni kabul etmiyoruz! Bu ülkenin yarınlarının mühendisi olan eğitim emekçilerinin can korkusuyla okula gittiği bu bozuk sistemi kabul etmiyoruz. Okullarımızın olay yerine dönmesini, meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin gazetelerin 3. sayfalarını doldurmasını kabul etmiyoruz! Kendi lükslerinden zerre fedakarlık etmeyip bizim canımızdan bile tasarruf edenlerin göstermelik baş sağlığı dileklerini kabul etmiyoruz.
“GERİ ADIM ATMAK YOK”
Okullara silah değil güvenlik girmeli. Okulları olay yeri şeritleri değil çocuklarımızın neşeli sesleri sarmalı. Aksini kabul etmiyoruz!
Öğretmenimizin ve yavrularımızın ruhu şad olsun. Ama şunu bilin; bu kanın hesabı sorulana, okullarımız tam güvenli hale gelene kadar Birleşik Kamu-İş susmayacak, durmayacak, geri adım atmayacaktır!”

Muhabir: Haber Merkezi