*** Yıl 1986…Başbakan Turgut Özal, Bakanlar Kurulu’nda demiş ki: “Hem Çorum’a, hem de Çankırı’ya şeker fabrikası sözüm var. Ama tek fabrika yapabilecek kaynak ayırabiliyoruz. Ne yapsak ki?” Bakanlardan biri atılmış: “Sayın Başbakanım, fabrikayı iki ilin sınırına kuralım, adını da Çankırı-Çorum Şeker Fabrikası koyalım. Sorunu çözmüş oluruz.”
*** Fabrika yerini belirlemek üzere Çankırı-Çorum sınırına bir heyet gelmiş. Bunu öğrenir öğrenmez ben yayına başladım: “Çorum’un fabrikasını nereye götürüyorsunuz, hesap verin!” Çünkü, Çorum Şeker Fabrikası’nın kuruluşu 1970’lerde netleşmiş, Çorum Merkez mi olsun, Alaca mı tartışmaları nedeniyle sürüncemede kalmıştı.
*** Her gün dolu dolu konuyu işliyorum, teknik bilgilerle tezimizi savunuyorum ve logonun yanında gün sayıyorum. Dönemin ANAP Milletvekilleri, Belediye Başkanı, Belediye Meclisi üyeleri, İl Örgütü, topluca Ankara’ya gittiler. Belediye Meclisi Üyesi İsmet Ahlatcı, konuyu işlediğimiz tüm gazeteleri bizden almıştı. Başbakan’ın önüne gazeteler serildi ve denildi ki: “Tek başımıza güçlü bir iktidarız, ama Çorum’da sokağa çıkacak halimiz kalmadı. Hemşehrilerimizden utanır hale geldik. Ne yapıyorsanız yapın!”
*** Sözü fazla uzatmamak için bazı ayrıntıları atlıyorum, çok kısa özetliyorum, ama sonuç: Başbakan Turgut Özal, Çorum’a geldi. Şeker Fabrikası’nın temelini attı. Açılışını da Başbakan Mesut Yılmaz yaptı.
*** Yıl 1995…Çorum-Ankara yolu trafik yoğunluğunu taşıyamıyor. Mutlaka bölünmüş yola dönüştürülmesi gerek. Çorumlu hemşehrilerimin de olağanüstü destekleriyle yine her gün bu konuyu işliyorum. Karayolları Genel Müdürlüğü o zaman Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na bağlı. Bakan da CHP’li Halil Çulhaoğlu.
*** Sonradan Çorum Milletvekili olan dönemin CHP İl Başkan Yardımcısı, sevgili arkadaşım Ali Haydar Şahin, Bakan’dan randevu aldı, birlikte gittik. Gazeteleri önüne serip anlattım. “Mehmet Bey ikna oldum” dedi ve telefonu çevirip Karayolları Genel Müdürü’ne Çorum-Ankara duble yolunun ilk etabı için ihale talimatını verdi. İhale hemen kısa süre içinde de yapıldı.
*** Bizim kamuoyu oluşturmak suretiyle gerçekleşmesinde katkı sahibi olduğumuz başkaca büyük hizmet ve yatırımlar da var, ama bu iki örnek yeter sanırım. Demek ki, basının oluşturduğu kamuoyu desteğini arkanıza alıp, Ankara’daki karar vericilerin kapısına dayanmanız gerekiyor. Başarı ise, hem siyasetçilerin, hem basının, hem de kamuoyunun oluyor.
*** Bu mücadeleyi “Çorum Havalimanı” konusunda da verdim, ama Ankara’nın inadını kıramadığım için “şimdilik” başarısızlığa uğradım. Yine de, bölgesel kalkınmanın lokomotifi, sanayi kenti Çorum, havalimanına mutlaka kavuşacak, buna inanıyorum. Hızlı tren ve havalimanı gibi güçlü “ulaşım altyapısı” ile ekonomik olarak bölgesini de uçuracak.
*** Doğrusunu söylemek gerekirse, Çorum’un böylesine büyük savunma sanayi yatırımlarına kavuşacağını rüyamızda görsek inanamazdık. Oldu. Daha da arkası geliyor. “Sanayi Kenti Çorum” hayallerimizin gerçekleşme yoluna girdiğini görmekten son derece mutluyuz, heyecanlıyız, geleceğe dönük olarak “umut yüklüyüz”. Çorum’un yıllık ihracatı 6 milyar doların üzerine çıktı. Artık, idari olarak değilse bile, ekonomik olarak ülkemizin büyük illerinden biriyiz.
*** Ama…1980’li ve 90’lı yıllardaki kamuoyu duyarlılığından uzaklaşmış görünüyoruz. Lafa gelince herkes “Çorum sevdalısı” da, gerektiği zaman kılını kıpırdatmayı bile zül görüyor. Ben şahsen, bir avuç duyarlı “Çorum sever” hemşehrim dışında, Çorum için vermeye çalıştığım mücadelelerde güçlü bir Çorum desteğini arkamda göremiyorum. O yüzden, “Çorum adına” bazı yazılarımı sosyal medyada paylaşmaktan da vazgeçtim. Absürt paylaşımlar, büyük toplumsal çıkarları gözeten paylaşımlardan çok daha fazla ilgi çekiyor çünkü.
*** Ahlatcı Holding’in 2.3 milyar dolarlık yatırımı, 7 aydan beri Bakanlığın imzasını bekliyor. Prosedür gereği birkaç ayı, 3-5 ayı anlayabiliriz, ama bu süre biraz fazla değil mi? Üstelik, ülkemiz için büyük önem taşıyan, stratejik bir yatırım bu…Kamuoyunun duyarlı olduğu bir ilde böyle bir yatırım söz konusu olsa, Bakanlığın önünde miting gibi bir kalabalık oluşur ve halkın talebi karşısında o evrak, hemen imzadan çıkardı.
*** Ben daha ötesini söylemek isterim; Sayın Cumhurbaşkanı işin böylesine sürüncemede kalışından haberdar olsa, sanırım “Hemen!” talimatını verir.
*** Şunu da bilmemiz gerekir; Ahlatcı’nın bu büyük yatırımı için kucağını açmış bekleyen nice iller var, hatta yurt dışından bile talepler var. Bir de, Amerika’dan temin edilmiş finansman kaynağının, yatırıma başlanması için belirli bir süresi var.
*** Özet: Çorum 2.3 milyar dolarlık, 1.600 kişiye istihdam sağlayacak bu devasa yatırımı istiyor mu, istemiyor mu? İstiyorsa, demokratik kamuoyu baskısını ortaya koyması gerekir. Olsun, ama ben kılımı kıpırdatmayayım deniliyorsa, “ağlamayan çocuğa meme yok”!





