ÇORUM HABER’in Kurucusu, Başyazarı ve Şirket Genel Müdürü, Çorum Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Mehmet Yolyapar, Borsa’da işlem gören şirketlerin değer kayıpları ve döviz rezervindeki azalma da dikkate alındığında, fon skandalının ülkeye faturasının 173 milyar dolar olarak hesaplandığını hatırlatarak, “Bu, ülkemiz ekonomisi için dev bir yıkım. Piyasada hissedilmeye başlayan krizin, daha uzun süre devam edeceği endişesini taşımaktayız” dedi.

Umut Radyo’daki “Çorum Güncesi” programında Meltem Danışman Çınar’ın “fon vurgunu” ve arkasından gündeme gelen “Sarıgül” skandalı ile ilgili sorusunu yanıtlayan Yolyapar, “Yıllardır ifade etmeye çalışıyoruz ki, ülkemize ‘neoliberalizm’ adı altında ‘vahşi kapitalizm’ dayatılıyor. Bu, fakirden zengine kaynak aktarımını öngören bir sistem. Dolayısıyla, emekli, asgari ücretli niye açlık sınırının altında diye şaşırmaya gerek yok.” ifadesini kullandı.

Mehmet Yolyapar, konuya ilişkin görüşlerini özetle şöyle anlattı: “Emperyalist bir plan çerçevesinde, aslında bu coğrafya için rol model olan demokratik-laik cumhuriyetimizin bir çeşit monarşiye dönüştürülme niyetlerini, yıllardır kaygıyla dile getiriyoruz. Nitekim, rüşvet, mala çökme, vurgun, soygun, hırsızlık, vahşi kapitalizmin bir sonucu olarak aldı başını gidiyor. Fon vurgunu, büyüklüğü ve olası sonuçları itibariyle tarihin en büyük hırsızlığı ve ekonomik yıkımı. Umut ediyoruz ki, bu işe bulaşan herkesten hukuk içinde hesabı sorulur ve yine kayıplar, haksız edinilen paralar ortaya çıkarılarak karşılanır.”

“Sarıgül olayını da ibretle izliyoruz. Ortada çok ciddi ithamlar var ve yargılama sürecinde gerçeklerin ortaya çıkacağı umudunu taşıyoruz. Daha önce sosyal demokrat belediye başkanları ile ilgili ortaya atılan yolsuzluk iddiaları, kamuoyunda yeterince inandırıcı bulunmadığı gibi, iddianamelere yansıyan gizli tanık ifadeleri de ‘siyasi operasyon’ ve ‘iftira’ kanaatlerini güçlendirir nitelikte oldu. Sarıgül Ailesi’nin de bu süreçten aklanarak çıkmasını temenni ediyorum.”
“Ne var ki, sosyal demokratların aday belirleme sürecinde pek de titiz davranmadıkları kanaati oluşmaya başladı. Pavyoncu belediye başkanı örneğinde olduğu gibi…Atatürk Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırma niyetleri karşısında milletçe büyük endişelere kapıldığımız bir ortamda, başta ana muhalefeti oluşturan sosyal demokratlar olmak üzere, demokratik muhalefetin asla hata yapma lüksü yok. Zira, küçük küçük hatalar bile demokrasiye malolabilir. Kaldı ki, bir takım stratejik hataların yapıldığını da maalesef yaşanan gelişmeler gösteriyor.”

“Daha önceki bir programımızda da söylemiştim: Ana muhalefeti oluşturan sosyal demokratlar, Atatürkçü ülkücü veya muhafazakâr demokrat diye nitelediğimiz diğer muhaliflerden, aynen kendileri gibi düşünmelerini bekliyorlar. Milliyetçi-muhafazakâr demokratlar da, sosyal demokratları bire bir kendi çizgilerinde görmek istiyorlar. Böyle bir şey yok, olamaz. Türkiye’de demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edebilmek için ihtiyaç duyulan şey, muhalefetin demokrasi ortak paydasında güçbirliği yapmasıdır.”

Muhabir: Haber Merkezi