Emrah Öztürk, “Swap miktarlarını, vadeleri ve karşı tarafları şeffaf şekilde açıklayın.
Altın stokunu eritmek yerine gerçek döviz birikimi için politikaları gözden geçirin.
Faiz-kur dengesini reel ekonomiyi koruyacak şekilde yeniden ayarlayın; yüksek faizle büyümeyi boğmayın, kuru yapay düşük tutarak üretimi cezalandırmayın” dedi.
Ekonomi ile ilgili değerlendirme yapan Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
SAVAŞ EKONOMİSİNDE MERKEZ BANKASI
“2025 yılı biterken ekonomi karnesiyle ilgili paylaşım yaptığımızda petrol fiyatlarının, yurtdışı borçlanma maliyetlerinin ve altın stokunun ekonomi yönetiminin elini epeyce rahatlamış olmasına rağmen dezenflasyon sürecindeki başarısızlığa ve gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çekmiştik.
Ortadoğu’daki savaşın tırmanmaya başlaması ve bitiminin öngörülememesi petrol fiyatlarını ve faizleri yükseltirken, bölgede savaşa dolaylı da olsa katılmamamıza rağmen ekonomisi en çok etkilenen ülke konumuna geldik.
ALTIN SATIŞI TEHLİKELİ
Halihazırda 2.5 yıldır "yüksek faiz - düşük kur" politikasıyla reel ekonomiyi boğarken, üstüne bir de altın swap hamleleriyle brüt rezerv makyajı yapıp, kuru düşük tutmak amacıyla net rezervlerde çok tehlikeli erimeler yaşatıyorsunuz. Bu anlayış yurt içi üretimi ezen, gelir dağılımını bozan ve de her an patlamaya hazır kur kaynaklı yeni bir enflasyon dalgasına doğru tehlike yaratıyor. Yabancı yatırımcıyı sadece kısa süreli faizle (carry trade) çekebildiğiniz ekonomiye hukuk ve demokrasi zaafı nedeniyle doğrudan yatırım çekemiyorsunuz...
BU POLİTİKA SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL
TCMB’den beklentimiz açık:
Swap miktarlarını, vadeleri ve karşı tarafları şeffaf şekilde açıklayın.
Altın stokunu eritmek yerine gerçek döviz birikimi için politikaları gözden geçirin.
Faiz-kur dengesini reel ekonomiyi koruyacak şekilde yeniden ayarlayın; yüksek faizle büyümeyi boğmayın, kuru yapay düşük tutarak üretimi cezalandırmayın.
Aksi takdirde bu “swap oyunu” ve “düşük kur – yüksek faiz” yaklaşımı rezervleri de, ekonomiyi de kurtarmaz; sadece erteletir ve hasarı büyütür.”

Muhabir: KEMAL YOLYAPAR