Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi’ndeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen silahlı saldırı olayı tüm Türkiye’yi ayağa kaldırdı.
Saldırının ardından ülke genelinde eğitimciler ayaklanırken, eğitim sendikaları da iki gün iş bırakma eylemi kararı aldı. Çorum’da da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı olayının ardından eğitim sendikaları ortak eylem ve kitlesel basın açıklaması yaptı.
Çorum’da faaliyet gösteren Eğitim-Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Eğitim Gücü-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve Anadolu Eğitim Sendikası tarafından iş bırakılarak ortak eylem yapıldı. Kadeş Barış Meydanı’nda toplanan ve ellerinde pankartlar, dillerinde sloganlar eşliğinde Saat Kulesi’ne kadar yürüyen eğitimciler okullarda şiddetin durdurulması çağrısında bulundu.

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Türk Büro-Sen Şube Başkanı Emir Dağaşan, Türk-İş İl Temsilcisi İhsan Üçtepe, KESK İl Temsilcisi Tüm-Bel-Sen Şube Başkanı Nevzat Veldet, DİSK İl Temsilcisi Nevzat Aydın, işçi ve memur sendikalarının yöneticileri ile vatandaşların da destek verdiği eylemde eğitimde şiddet son bulması adına taleplerin dile getirildiği ortak metni Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Fatih Okumuş, Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Abdullah Güdek, Eğitim-Sen Şube Başkanı Kenan Sırma, Eğitim-İş Şube Başkanı Tuba Demirel, Eğitim Gücü-Sen İl Temsilcisi Ahmet Ölçer, Hürriyetçi Eğitim-Sen İl Temsilcisi Sefa Arduç ile Anadolu Eğitim Sendikası yetkilisi Yüksel Say parça parça okudular.
Şanlıurfa’da yaşanan saldırının eğitim kurumlarının sahipsiz bırakıldığının, uyarılara rağmen şiddetin nasıl görmezden gelindiğinin kanıtı ve bir öğrencinin elini kolunu sallayarak okula silahla girerek öğretmenler ile öğrencileri hedef haline getirmesinin açık bir ihmaller zinciri olduğu vurgulanan ortak basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: “Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde hepimizi derinden sarsan son derece vahim bir olay yaşanmıştır. Bu saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor; lanetliyoruz. Yaralanan tüm eğitim çalışanlarımıza, öğrencilerimize ve kamu görevlilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Yaşanan bu olay, tek başına “münferit bir şiddet vakası” olarak değerlendirilemez. Daha önce yaşanan acı olaylar ve kısa süre önce hayatını kaybeden öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in ardından, eğitim kurumlarında şiddetin giderek yaygınlaştığı ve artık yapısal bir sorun haline geldiği açıkça görülmektedir.
Bugün gelinen noktada; okullarımız olması gerektiği gibi güvenli, sağlıklı ve huzurlu eğitim ortamları olmaktan uzaklaşmaktadır. Oysa okullar; bilimin, aklın ve aydınlanmanın merkezi, öğrencilerimizin geleceğe hazırlandığı, eğitim çalışmalarının güven içinde görev yaptığı kamusal alanlardır. Ancak ne yazık ki bu alanlar giderek güvensizleşmekte, şiddetin gölgesinde kalmaktadır. Okullarda güvenlik bir tercih değil, devletin asli görevidir.

Buradan açıkça ifade ediyoruz: Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir anlayış kabul edilemez. Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi için; Okullarda etkin güvenlik önlemleri alınmalı, güvenlik görevlisi ve denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve etkin hale getirilmelidir. Okul-aile iş birliği güçlendirilmelidir. Eğitim ortamlarının fiziki ve sosyal koşulları iyileştirilmelidir.
Unutulmamalıdır ki eğitim; yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk ve kamusal bir haktır. Öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak en temel görevdir. Bizler; eğitim sendikaları ve eğitim çalışanları olarak yalnızca eleştirmiyor, çözüm üretiyor ve sorumluluk alıyoruz. Okullarımızın şiddetin değil; bilimin, aklın, eşitliğin ve umudun mekânları olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bir kez daha vurguluyoruz: Okullar güvensiz olamaz! Eğitim çalışanları ve öğrenciler sahipsiz değildir! Eğitimde şiddete karşı somut, etkili ve kalıcı önlemler alınana kadar mücadelemiz devam edecektir”






