Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), LGS tercih sürecini planlı bir şekilde yürütmek yerine, süreci yine bir "son dakika" dayatmasıyla kaosa sürüklediğini belirten Tuba Demirel, “Sonuçların açıklanmasına çok kısa bir süre kala, kılavuzda 13-24 Temmuz olarak ilan edilen tercih dönemi tek taraflı bir kararla 13-27 Temmuz’a uzatılmıştır” dedi.
Demirel, “MEB, takvim değişikliklerinde şeffaf ve katılımcı bir süreç yürütmeli; benzer keyfi dayatmalara ve plansızlıklara derhal son vermelidir” ifadesini kullandı.
Eğitim-İş Şube Başkanı Tuba Demirel’in basın açıklaması şu şekilde:
“ÖĞRETMENLERİN TÜM PLANI ALT-ÜST OLDU”
“Bakanlığın resmî takvimine güvenerek yaz dönemi için ulaşım, konaklama ve aile içi düzenlemelerini aylar öncesinden yapan rehber öğretmenlerimiz ve rehberlik servisi çalışanlarımız, bu keyfi kararla ciddi bir maddi ve manevi mağduriyete sürüklenmiştir. Eğitim emekçilerinin özel yaşamını ve dinlenme hakkını hiçe sayan bu plansızlık, öğretmenlerimizin tüm planlarını altüst etmiştir.
“SON DAKİKA TUTUMU ANGARYAYA DÖNÜŞÜYOR”
Eğitim-İş olarak yıllardır vurguladığımız tablo ortadadır: Rehber öğretmenlerimiz, zaten yetersiz olan ek ders ücretleriyle ve uzun mesai saatleriyle yaz tatillerinde dahi büyük bir fedakârlıkla görev yapmaktadır. MEB’in bu son dakika tutumu, eğitim emekçilerine "her an her şey değişebilir" güvensizliğini dayatmakta ve bu fedakârlığı adeta bir "angaryaya" dönüştürmektedir.
“TALEPLERİMİZ VE UYARILARIMIZ NETTİR”
Tercih sürecinde yapılan bu keyfi süre uzatımından kaynaklanan maddi kayıplar ve mağduriyetleri derhal telafi edilmelidir.
Eğitim emekçilerinin anayasal bir hak olan planlı izin ve dinlenme hakkının bürokratik dayatmalarla gasp edilmesine son verilmelidir.
Rehber öğretmenlerimizin çalışma süreleri ve ek ders ücretleri mevzuata uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.
MEB, takvim değişikliklerinde şeffaf ve katılımcı bir süreç yürütmeli; benzer keyfi dayatmalara ve plansızlıklara derhal son vermelidir.
Eğitim-İş olarak, öğretmen emeğini değersizleştiren, angarya dayatmalarla yüküne yük bindiren liyakatsiz yönetim anlayışına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”





