Güncel

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan toprak uyarısı: “Geleceğimizi kendi ellerimizle yok ediyoruz”

Abone Ol

Ziraat Mühendisleri Odası Çorum İl Temsilcisi Necati Gül, Toprak Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, tarım arazilerinin hızla yok olduğuna dikkat çekti.
Ziraat Mühendisleri Odası Çorum İl Temsilcisi Necati Gül, Toprak Bayramı nedeniyle yaptığı açıklamada, toprakların korunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı. 1945 yılında yürürlüğe giren 4760 sayılı kanun kapsamında her yıl 11 Haziran’ı takip eden ilk Pazar gününün “Toprak Bayramı” olarak kutlandığını hatırlatan Gül, tarım topraklarının her geçen gün azaldığına dikkat çekti.
Sanayi ve hizmet sektörlerinin baskısı altında kalan tarım arazilerinin giderek yok olduğuna işaret eden Gül, bu sürecin tarımın aleyhine ilerlediğini belirtti. Toprak kaybının önlenmesi amacıyla 2005 yılında yürürlüğe giren 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun önemine değinen Gül, planlı arazi kullanımının sürdürülebilir kalkınma açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Dünyada açlık, iklim değişikliği ve kuraklık gibi sorunların giderek arttığını vurgulayan Gül, bu gelişmelerin tarımın ve toprağın stratejik önemini daha da artırdığını söyledi. Gül, toprak ve su kaynaklarının korunması için veri tabanlarının oluşturulması, arazi kullanım planlarının yapılması ve arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamanın en önemli önceliklerden biri olduğuna dikkat çeken Gül, buna karşın tarım topraklarının sınırlı olduğunun altını çizdi. Kırsal alanlarda arazi düzenlemelerinin yapılması ve işletme ölçeklerinin büyütülmesinin zorunlu hale geldiğini belirten Gül, “Topraklarımızı korumadan sürdürülebilir bir gelecekten söz edemeyiz” dedi.
Son dönemde yaygınlaşan “Benim arazim, istediğimi yaparım” anlayışını eleştiren Gül, toprağın bireysel değil, insanlığın ortak değeri olduğunu vurgulayarak, “Arazi yani toprak; senin değil, insanlığın. İstediğini de yapamazsın. İstediğin gibi arazinin yüzey toprağını alamazsın. İstediğin gibi imara açamazsın. İstediğin yere de fabrika yapamazsın. Açıkçası toprağı, amacı dışında kullanamazsın. Üzülerek söyleyeyim ki durumumuz hiç de iç açıcı değil. Fazla örneğe de gerek yok. Sadece Hıdırlık altı ve Derinçay kenarındaki arazilerin imara açılması bize/size vebal için yeter! Bu vebale ortak olanlar unutmayın! Gelecek nesillerin iki eli iki yakanızda olacak!
Toprak; yaşamdır, candır. Mal bilip alıp-sattığımız, fethedip mülk edindiğimiz, devredip kiraladığımız, hakkına, bedenine, ruhuna tecavüz ettiğimiz, kazmayla karnını yarıp, betonla boğup, taşla başını ezdiğimiz ve inancımıza göre varoluş hammaddemizdir” dedi.