Roman ödülüyle ilgili ilk haber, 16 Aralık 1993 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanarak okura duyuruldu. Ardından çeşitli ulusal gazeteler ve dergiler de bu konuyu haber yaptılar.
Aradan aylar geçti.
Kışı, baharı geride bıraktık. Yaz mevsiminin eşiğinde 1994’ün Haziran ayındaydık Postadan yarışmaya katılım dosyaları çıkmaya başladı. Kıyı dergisine ulaşan dosyalar da Ahmet Özer tarafından seçici kurul üyelerine ulaştırıldı Kimi basılı, kimisi de basıma hazır taslak romanlardı.
Bana gelen 20’nin üzerindeki romanı kılı kırk yararcasına okuyup değerlendirerek birinciyi belirledim. Oyum, Murat Tuncel’in “Maviydi Adalet Sarayı” adlı romanınaydı. Sonucu Ahmet Özer’e bildirdim.
Şükrü Gümüş Roman Ödülünü, seçici kurul üyelerinden biri dışında dördümüzün oyuyla, birinciliği Hollanda’da anadil öğretmenliği yapan Murat Tuncel’in “Maviydi Adalet Sarayı” romanı kazanmıştı.
Yarışma sonucu Ahmet Özer tarafından bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Biz de Çorum’da basın yoluyla okurlara duyurduk.
Ödül töreninin Çorum’da yapılmasını ve bunun ev sahipliğini Çorum Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı adına Çorum Haber Gazetesi Genel Müdürü Mehmet Yolyapar yükümlendi.
Sonraki günlerde toplantımızı, Çorum Büyük Otel’de 12 Kasım 1994’te, saat 14.00’da kokteylli olarak gerçekleştirmeyi kararlaştırdık.
Çağrı kartları bastırıldı. Bunların bir bölümünü Ahmet Özer’e ve taşradaki sanatçı dostlara postalarken, diğerlerini de Çorum’da dağıttık.
Seçici kurul üyelerinden Burhan Günel, Talip Apaydın, Öner Yağcı özürleri nedeniyle programa katılamayacaklarını bildirdiler.
Ahmet Özer şair yazar İbrahim Dizman’la birlikte geldiler Çorum’a. Kendilerini telefonla arayıp davet ettiğimiz Bizim Köy’ün yazarı Mahmut Makal Ankara’dan, roman seçici kurul üyesi yazar İrfan Yalçın da Köyceğiz’den geldiler.
Konuklarımızı öğretmen evinde konaklattık.
Murat Tuncel de ödül alan “Maviydi Adalet Sarayı” adlı dosyasını İstanbul’da bastırmış, mürekkebi kurumadan toplantıya yetişmişti. 40 yıllık tanış biliş gibi kucaklaştık.
Başta Çorum valisi Mustafa Yıldırım ve eşi olmak üzere Askerlik Daire Başkanı, Belediye Başkan Vekili, Ticaret Sanayi Odası Başkanı rahmetli Ümit Uzel ve eşi, Çorum’un son senatörü şair–yazar-hukukçu rahmetli Abdullah Ercan, Şükrü Gümüş'ün eşi, kızları ve babası ile kalabalık bir izleyici topluluğu salonu doldurmuşlardı. Saat 14'00’da programı başlattık…
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Yolyapar, programın açılışını yaptı.
Ardından mikrofonu bana verdi.
Bense heyecan, sevinç ve hüznün sarmalında Şükrü Gümüş’le olan arkadaşlığımı ve onun sanatçı kişiliğini anlatarak; “Çorum ve Hakkari” başlıklı yazısını okudum. Bu yazı sağlığında Sanat Olayı dergisinde yayımlanmıştı.
Benden sonra konuşan Kıyı dergisi sanat yönetmeni Ahmet Özer ise özetle;
“Şükrü Gümüş adının yaşatılması bağlamında ödül töreninin Çorum'da yapılması uygun olmuştur. Her yıl Kıyı dergisinde Şükrü Gümüş’ü anmayı bir gelenek haline getirdik.” dedi. Ölüm yıldönümünde de adına bir roman ödülü koyduklarını belirten Özer, Şükrü’nün adının yaşatılması için bu tür etkinliklerin sürdürülmesini istedi.
Ahmet Özer’in ardından mikrofona gelen yazar İrfan Yalçın’sa; Şükrü Gümüş’le tanışmalarından sonra yazıştıklarını, ölümüne müthiş üzüldüğünü ve Cumhuriyet gazetesinde “Zap Boyları’nın Şükrü Gümüş’ü ölmüş.” başlığıyla bir yazı yazdığını belirtti.
İrfan Yalçın’dan sonra onur konuğunuz Mahmut Makal’sa; “Şükrü Gümüşler bizlerin ardıllarıdır. Çorum’da yazar hakkında belli makamlardan izin almadan konuşmak mutluluk verici güzel bir olaydır. Bu da valinin duyarlılığından kaynaklanmıştır.” diyerek Vali Mustafa Yıldırım’a teşekkür etmiştir.
Mahmut Makal’ın ardından mikrofona gelen Vali Yıldırım, özetle şöyle dedi:
“Bu kadar anlamlı bir törene katıldığım için çok mutluyum. Şükrü Gümüş, Zap Boyları’nda o bölgede yaşayan insanların haşin doğa ile mücadelelerini dile getirmiştir. Şükrü Gümüş tüm Türk öğretmenlerine örnek olmalıdır. Toplum olarak ülkenin her tarafında yetişen değerlere sahip çıkmak, değer vermek zorundayız.”
Vali Mustafa Yıldırım, Şükrü Gümüş Roman Ödülünü kazanan Murat Tuncel’e ödülünü ve plaketini verdi.
Murat Tuncel’se duygularını şöyle dile getirdi:
“Hollanda’da yaşıyorum. Yüreğimle ülkemdeyim. Her zaman bu ödüle layık olacağım ve sanatımı daha da ileriye götürmek için gayret göstereceğim. Alığım 4 milyonluk para ödülünün yarısı ile Hollanda'ya hediyeler alıp götüreceğim. Diğer yarısını ise Şükrü Gümüş'ün Trabzon'da öğrenim gören kızına bağışlıyorum.”
Murat Tuncel’in bu güzel jestinden sonra törenimiz alkışlarla sonlandı.
Anlamlı, güzel, coşkulu biraz da hüzün rüzgarlarının estiği bir toplantıydı.
Toplantı sonrasında katılımcılara kokteyl sunuldu. Bu süre içinde de söyleşiler hem Şükrü Gümüş hem de Çorum’un kültürü, sanatı, ekonomisi ve sanayisi üzerineydi.
Bir yılda yaşanabilecek sanatsal bir etkinliğin güzelliğini, vefalı dostum sevgili Ahmet Özer sayesinde hüzünle sevinci harmanlayarak bir günde yaşamıştık.
Şükrü Gümüş, ölümünden on yıl sonra bile Hollanda, Muğla-Köyceğiz, Trabzon, Ordu ve Ankara’dan katılan sanatçılarla birlikte Çorumlu sanatçıları ve sanat dostlarını bir araya getirmiş; onları sanatın güzelliğinde buluşturmuştu.
Hiçbir gücün başaramayacağını, sanatın gücü ve güzelliği başarıyordu. Özellikle bizler yaşananların esrikliği içindeydik. Sevgili şair ve yazarımız Ahmet Özer, Dünya Kitap Ekinde, Şair yazar İbrahim Dizman da Kıyı dergisinde bu etkinliği değerlendirdiler. Olumlu yankıları oldu. Çünkü “Şükrü Gümüş Roman Ödülü” töreni, Çorum gibi bir taşra kentinde ilk kez yapılan oldukça anlamlı güzel bir etkinlikti.
Aradan 31 yıl gibi bir zaman geçmesine karşın, anımsadıkça, o günün heyecan ve mutluluğunu yeniden yaşamaktayım.
Vefalı, Sevgili Dostum Ahmet Özer’e başarılarının sürekli olması dileğiyle; sağlık, esenlik ve mutluluk dolu nice yıllar diliyorum.
-------------------------------------------------------------------------
AHMET ÖZER ARMAĞANI
Emekle Yoğrulan Bir Yaşam (s. 328) Nermin Küçükceylan