KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ali Ekber Beyaz, “Başta maaş artışı, vaadi olmak üzere bu vaatler yıllarca hakları budanan milyonlarda çalışma ve yaşam koşullarının düzenlenmesi noktasında bir beklenti yaratmıştır. Altı milyonu aşkın kamu emekçisi ve emeklisi de bir an önce bu vaatlerin hayata geçirilmesini bekliyor” dedi.
KESK’e bağlı sendika üyeleri, Kadeş Barış Meydanı’nda bir araya gelerek hükümete seçim öncesi söz verdiği vaatleri yerine getirme çağrısında bulundu. “TİS Taleplerimizden Vazgeçmiyoruz! Seçim Vaatleri Yerine Getirilsin” yazılı pankart açan sendika üyeleri, “Sermayeye değil emekçiye bütçe”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “AKP ile yoksullaştık” sloganlarını attı.
“GEÇİM DERDİ DEVAM EDİYOR”
Geçim dertlerinin sürdüğünü dile getiren Ali Ekber Beyaz, “Zamlar, hayat pahalılığı, eriyen ücretlerimiz, maaşlarımız, temel gündemimiz olmaya devam ediyor. Bilindiği üzere seçim yarışını kazanan mevcut iktidar, seçim öncesinde bize çeşitli vaatlerde bulundu. Sözler verdiler. Başta maaş artışı, vaadi olmak üzere bu vaatler yıllarca yoksulluk ve sefalet ücretine mahkûm edilen hakları budanan milyonlarda çalışma ve yaşam koşullarının düzenlenmesi noktasında bir beklenti yaratmıştır. Altı milyonu aşkın kamu emekçisi ve emeklisi de bir an önce bu vaatlerin hayata geçirilmesini bekliyor. Çünkü yıllar önce aldığımız ikramiyeler kaldırıldı, sosyal haklarımız tek tek budandı. Maaşlarımız her seferinde TÜİK enflasyonuna göre artırıldı. Çarşıda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyon ise iki ise TÜİK bunu bir hatta yarım puan olarak gösterdi. Yılın başında maaşlarımıza enflasyon farkı, toplu sözleşme zammı ve refah payı toplamı olarak yapılan yüzde otuzluk artış çoktan eridi gitti” dedi.
“NE ALIM GÜCÜMÜZ NE DE REFAHIMIZ
ARTIYOR TAM TERSİNE GİTTİKÇE AZALIYOR”
Açıklamasının devamında TÜİK verilerini eleştiren Beyaz, şunları söyledi:
“Bugün en düşük maaşı alan kamu emekçileri açlık sınırında bir maaşla ortalama maaş alanlar açlık sınırının 2 bin TL üzerinde bir maaşla, emekli kamu emekçileriyse açlık sınırının ortalama 1.500 TL altında bir rakamla ayın sonunu getirmeye çalışıyor. Böyle bir tablo içinde milyonların bir nebze de olsun nefes almak için seçim öncesi vaatlerin bir an öncesi yerine getirilmesini beklemek doğaldır. Öte yandan dünyanın neresinde olursa olsun maaşlara gerçek anlamda bir zam yapılması demek alım gücümüzün, alabildiğimiz malların artması demektir. Oysa bizim ne alım gücümüz ne de refahımız artıyor tam tersine gittikçe azalıyor. Maaşlarımız TÜİK rakamları ile sınırlanıyor. Sadece geçtiğimiz altı ayın artışında bu sahte rakamların üzerine çıkıldı. Ama o bile gerçek enflasyonun dokuz puan altında kaldı. Bunun adı kesinlikle maaş zammı değildir. Bunun adı sanal TÜİK rakamlarına göre yapılan maaş güncellenmesidir. Bu durum devam ettikçe refah payı diye gösterilen artışlar da seçim vaatleri de hızla eriyecektir. Yapılan artışlardan sadece bir iki ay sonrasında başa dönülecektir.”
“TÜRKİYE ASGARİ ÜCRETLİLER ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜ”
Döviz kurunda sadece son bir haftada yaşanan artışın iktidarın vaat ettiği artışı şimdiden % 20 erittiğini kaydeden Beyaz, “En düşük memur maaşı olarak vaat edilen 22 bin TL ile alınan dolar bir hafta içinde 200 dolar azalmıştır.
Döviz kurunun önümüzdeki günlerde daha da artacağını, dolayısıyla vaat edilen maaşların daha cebimize girmeden yeni zamlarla, enflasyonla eriyeceğini söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur.
Kısacası Türkiye’nin bir asgari ücretliler ülkesine dönüştürüldüğü, her iki kişiden birine açlık sınırının 2 bin 500 TL altında kalan bir asgari ücretin reva görüldüğü koşullar değiştirilemeden maaşlarımızın sadece seçim dönemlerinde artırılması çözüm değildir” ifadelerini kullandı.
“Seçim öncesi verilen vaatlerin takipçisiyiz”
Bunlar da ilginizi çekebilir