<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Çorum Haber Gazetesi</title>
    <link>https://corumhaber.net</link>
    <description>Çorum Haber Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://corumhaber.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 05 Jul 2026 11:04:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum’da 112 istasyonlarına büyük yenileme: İhale 3 Temmuz’da]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/corumda-112-istasyonlarina-buyuk-yenileme-ihale-3-temmuzda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/corumda-112-istasyonlarina-buyuk-yenileme-ihale-3-temmuzda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum İl Sağlık Müdürlüğü, 2026 yılı kapsamında 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarının bakım ve onarımına yönelik önemli bir yatırım için ihaleye çıkıyor. Söz konusu ihale, 3 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Planlanan çalışmalar kapsamında; İl Ambulans Servisi Başhekimliği hizmet binası, merkezde bulunan 11 ve 13 No’lu 112 istasyonları, 7 ambulans garajı ve 5 tıbbi atık deposunun yanı sıra Sungurlu, Osmancık, İskilip ve Alaca’daki 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarında bakım, onarım ve fiziki iyileştirme çalışmaları yapılacak.<br />
Yapılacak yatırımla birlikte hem sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi hem de vatandaşlara sunulan acil sağlık hizmetlerinin altyapısının daha güçlü ve etkin hale getirilmesi hedefleniyor. [related-posts id="195365" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELDA FINDIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/corumda-112-istasyonlarina-buyuk-yenileme-ihale-3-temmuzda</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/07/2026/whatsapp-image-2026-07-01-at-111749.jpeg" type="image/jpeg" length="56778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimlerine “tek sağlık” ve akılcı ilaç kullanımı eğitimi]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/aile-hekimlerine-tek-saglik-ve-akilci-ilac-kullanimi-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/aile-hekimlerine-tek-saglik-ve-akilci-ilac-kullanimi-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla yürütülen “Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar” eğitim programı kapsamında, “Tek Sağlık ve Akılcı İlaç Kullanımı” modülü gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kent genelinde görev yapan aile hekimlerinin katılım sağladığı eğitim programı, alanında uzman akademisyenler ve hekimler tarafından verildi. Programda, güncel bilimsel veriler ışığında birinci basamak sağlık hizmetlerini yakından ilgilendiren konular ele alındı.<br />
Eğitimin ilk bölümünde, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede disiplinler arası iş birliğinin önemi vurgulanırken, zoonotik hastalıkların önlenmesine yönelik güncel uygulamalar, çevresel faktörlerin sağlık üzerindeki etkileri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik yöntemler paylaşıldı.<br />
Programın diğer bölümünde ise “Akılcı İlaç Kullanımı” konusu ele alındı. İlaçların doğru endikasyonda, uygun dozda ve yeterli süreyle kullanılmasının önemine dikkat çekilirken, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi, antibiyotiklerin bilinçli reçetelenmesi, ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesi ve kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılması gibi başlıklar detaylı şekilde işlendi.<br />
Eğitim süresince aile hekimleri, günlük klinik uygulamalarda karşılaşılan örnek vakalar üzerinden interaktif değerlendirmelerde bulundu. Soru-cevap bölümlerinde sahada yaşanan sorunlar ele alınarak çözüm önerileri geliştirildi. [related-posts id="195340" color="bg-primary"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELDA FINDIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/aile-hekimlerine-tek-saglik-ve-akilci-ilac-kullanimi-egitimi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/06/2026/whatsapp-image-2026-06-30-at-101622.jpeg" type="image/jpeg" length="46935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum o unvanını korudu]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/corum-o-unvanini-korudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/corum-o-unvanini-korudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” kapsamında, Çorum’daki sağlık kuruluşları ulusal değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. Elde edilen sonuçla birlikte Çorum, “Altın Bebek Dostu İl” unvanını koruyarak anne ve bebek sağlığına verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Program çerçevesinde il genelindeki hastaneler ile birinci basamak sağlık kuruluşları, “Başarılı Emzirmenin 10 Adımı” kriterleri doğrultusunda Sağlık Bakanlığı Ulusal Değerlendirme Ekibi tarafından kapsamlı şekilde incelendi. Değerlendirmelerde; emzirme politikalarının uygulanması, gebe ve annelere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri, doğum sonrası emzirmenin desteklenmesi, sağlık personelinin bilgi düzeyi ve toplum farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar ele alındı.<br />
Çorum’da anne sütüyle beslenmenin yaygınlaştırılması amacıyla gebelik sürecinden itibaren annelere danışmanlık hizmeti sunulurken, doğumun ardından bebeklerin en kısa sürede anne sütüyle buluşması için sağlık hizmetleri titizlikle yürütülüyor. Ayrıca aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde görev yapan sağlık personeli tarafından, anne sütü, doğru emzirme teknikleri ve tamamlayıcı beslenme konularında düzenli eğitimler veriliyor.<br />
İlk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmenin teşvik edilmesi, altıncı aydan itibaren uygun tamamlayıcı beslenmeyle birlikte emzirmenin iki yaş ve ötesine kadar sürdürülmesi hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla devam ettiği bildirildi.<br />
Ulusal değerlendirme sürecinde elde edilen başarı, Çorum’da anne sütünün teşvikine yönelik hizmetlerin sürdürülebilir ve sistematik bir anlayışla yürütüldüğünü ortaya koyarken, bu başarıda sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının büyük pay sahibi olduğu vurgulandı.<br />
Çorum İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla; annelerin emzirme konusunda bilinçlendirilmesi, bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimlerinin desteklenmesi ve toplum genelinde anne sütüyle beslenmenin yaygınlaştırılması hedefleniyor.<br />
Yetkililer, “Altın Bebek Dostu İl” unvanının gerektirdiği sorumluluk bilinciyle anne ve bebek sağlığını önceleyen hizmetlerin güçlendirilerek sürdürüleceğini belirtti. [related-posts id="195334" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEMAL YOLYAPAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/corum-o-unvanini-korudu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/06/2026/whatsapp-image-2026-06-30-at-101917.jpeg" type="image/jpeg" length="55745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Kenelerden kurtulmak  için sülün en iyi çözüm”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/kenelerden-kurtulmak-icin-sulun-en-iyi-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/kenelerden-kurtulmak-icin-sulun-en-iyi-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kenelerin büyük bir sorun olduğunu, dünyada bin adet kene cinsi bulunduğunu Türkiye’de ise 47 kene cinsi olduğunu belirten Prof. Dr. Oytun Erbaş, yaz aylarında artacak kene vakalarına karşı vatandaşları uyararak tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Erbaş, "Kırım Kongo, Lyme hastalığı, Q ateşini barındırıyor. Kenelerin en büyük sorunu enfeksiyon yaymaları. Sülün en iyi çözüm olacaktır. Tavuk, sülün gibi hayvanlar kenelerin düşmanları. Çok fazla ilaçlama durumu insanlara da zarar verir. Kene sadece bugünün sorunu değil yarının da sorunu olmaya devam edecek" dedi.<br />
Havaların ısınmasıyla birlikte kene kaynaklı hastalık riski yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, kenelerin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı ve Q ateşi gibi çeşitli hastalıkların taşıyıcısı olabildiğini belirterek, özellikle yaz aylarında vatandaşların dikkatli olması gerektiğini ifade etti.<br />
“KENELER BİRÇOK VİRÜS VE<br />
BAKTERİYİ BARINDIRIYOR”<br />
Kenelerin birçok hayvandan kan emdiğini söyleyen Prof. Dr. Erbaş, "Tavuk, koyun, kirpi ve ayrıca insandan da kan emebilir. Keneler birçok virüs ve bakteriyi barındırıyor. Kırım Kongo, Lyme hastalığı, Q ateşini barındırıyor. Kenelerin en büyük sorunu enfeksiyon yaymaları. Bir de hızlı damar sertliği gelişiyor. Keneler ayrıca sizi alerjilere karşı duyarlı hale getiriyor. Keneler sadece mikrop taşımakla kalmıyor, ete karşı da alerji oluşturabiliyor. Dünyada bin adet kene cinsi var. Türkiye’de ise 47 kene var. Bunlardan bazıları virüs taşıyor, bazıları ise taşımıyor. Bazı keneler de çiftleşip virüsleri birbirine aktarabiliyor. Kene büyük bir sorun.<br />
“DOĞAYA AİT ÇÖZÜMLER<br />
YİNE DOĞAL OLMALIDIR”<br />
Keneler ilaçlanabildiğini belirten Erbaş, "İlaca karşı da direnç geliştiriyorlar. İlaçlama tabii yapılsın ama bir de doğal yoldan çözümü var. Tavuk, sülün gibi hayvanlar kenelerin düşmanları. Bunları salmak gerekiyor. Park ve bahçelerde sülün gezmeli. Çok fazla ilaçlama durumu insanlara da zarar verir. Çünkü insanlar da bahçede piknik vs yapıyor. Kene sorunu için kaz, tavuk gibi kanatlı hayvanlar bırakılabilir. Sülün en iyi çözüm olacaktır. Doğada bir denge var. Her zaman doğaya ait çözümler yine doğal olmak zorunda" dedi.<br />
“TEMMUZ VE AĞUSTOS’TA<br />
KENELERDE ARTIŞ OLACAK”<br />
Kenelerin en aktif olduğu dönemin Nisan ve Ekim ayları aralığında olduğunu belirten Pr. Dr. Erbaş, "Şu zamanlarda aktiflikleri yine artacak. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklık artışıyla birlikte kenelerde de artış yaşanacak. Keneler şu an yumurtlama döneminde. Küresel ısınma ile birlikte daha çok artış yaşanacak. Şehirlerde bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Kenenin kan emeceği hayvanlar var. Şu an İstanbul’da kenelerde kırım Kongo yok ama çiftleşme ile bulaşmalar olabilir. Çorum, Tokat, Sivas, Erzurum gibi yerlerde gördüğümüz kırım Kongo İstanbul’a da gelebilir.<br />
“PİKNİĞE GİTMEDEN İÇİNDE<br />
PERMETRİNLİ KREM SÜRÜN”<br />
Kenelere karşı uyarılarda bulunan ve yapılabilecek önlemleri sıralayan Erbaş şunları söyledi: “İstanbul kenelerinde Lyme var, bu çok ciddi bir hastalık. Antibiyotiklere rağmen kronik Lyme olabiliyorsunuz. Halsizlik, yorgunluk, eklem hastalıkları gibi belirtiler olabilir. Lyme çok pis bir hastalıktır. Keneyle temas etmeyin. Piknik yapmaya giderken mutlaka önlem alın. Uzun çoraplar, ayakkabılar giyebilirsiniz. Eve gelince kulak arkaları, koltuk altı, kasık bölgesine bakın. Pikniğe gitmeden içinde permetrin içeren krem sürebilirsiniz. Kene kovucu kremler var. Kene sadece bugünün sorunu değil yarının da sorunu olmaya devam edecek”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/kenelerden-kurtulmak-icin-sulun-en-iyi-cozum</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/06/2026/c06c827f-b5e3-4f01-aa41-2ee8eeefbd32.jpg" type="image/jpeg" length="63599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanede kapsamlı temizlik]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/hastanede-kapsamli-temizlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/hastanede-kapsamli-temizlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kurban Bayramı öncesinde kapsamlı hijyen ve dezenfeksiyon çalışması gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane yönetiminin koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda; polikliniklerden servislere, yoğun bakım ünitelerinden bekleme alanlarına, acil servisten ameliyathaneye ortak kullanım alanlarına kadar tüm birimlerde detaylı dip temizlik yapıldı.<br />
Bayram dönemlerinde artan hasta yoğunluğu göz önünde bulundurularak gerçekleştirilen çalışmalarda, hastanenin tüm ortak kullanım alanları özel ekipmanlar ve profesyonel hijyen ürünleriyle temizlendi. Kapı kolları, asansör düğmeleri, oturma alanları, lavabo ve tuvaletler gibi temasın yoğun olduğu noktalar dezenfekte edildi.<br />
Bir hastanede temizliğin yalnızca görsel düzen değil, aynı zamanda enfeksiyon zincirini kıran en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çekilirken, özellikle ameliyathaneler ve yoğun bakımda sterilizasyon işlemleri titizlikle uygulandı. Sağlık hizmetinin kesintisiz sürdüğü hastanede, hijyen standartlarının bayram süresince de en üst seviyede korunacağı belirtildi.<br />
GÖRÜNMEZ KAHRAMANLAR<br />
Vatandaşlar bayram hazırlıklarını sürdürürken, hastanenin temizlik personeli ve hijyen ekipleri adeta gece gündüz demeden görev yaptı. Hastaların güvenli bir ortamda sağlık hizmeti alabilmesi için yürütülen çalışmalar, hasta ve yakınları tarafından da memnuniyetle karşılandı.<br />
Temizlik personellerinin özverili çalışmaları sayesinde hastanenin koridorlarından hasta odalarına kadar her noktada düzenli, ferah ve güven veren bir ortam oluşturuldu. Hastane yönetimi, büyük insan sirkülasyonunun yaşandığı sağlık kuruluşlarında temizliğin sürekli devam eden dinamik bir süreç olduğuna dikkat çekerek, hijyen konusunda taviz verilmeden çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.<br />
“SAĞLIĞIN OLDUĞU YERDE TEMİZLİK VAZGEÇİLMEZDİR”<br />
Çorum’un en önemli sağlık merkezi olan Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen bu kapsamlı çalışma, sağlık hizmetlerinde hijyenin ne kadar öncelikli olduğunun da bir göstergesi oldu.<br />
Hastane Başhekimi Doç. Dr. Muhammed Gömeç, bayram öncesi yoğun mesai harcayan tüm temizlik personeline, enfeksiyon kontrol ekiplerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, “Vatandaşlarımızın temiz, güvenli ve sağlıklı bir ortamda hizmet alabilmesi için tüm ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Sağlığın olduğu yerde hijyen vazgeçilmezdir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEMAL YOLYAPAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/hastanede-kapsamli-temizlik</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/05/2026/whatsapp-image-2026-05-26-at-124840.jpeg" type="image/jpeg" length="58941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu hastanelerinde değerlendirme tamam]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/kamu-hastanelerinde-degerlendirme-tamam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/kamu-hastanelerinde-degerlendirme-tamam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nca yürütülen Sağlık Tesisleri Değerlendirme Standartları (SDS) kapsamında, İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda ilimizde hizmet sunan kamu hastanelerine yönelik değerlendirme süreçleri başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu kapsamda Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sungurlu Devlet Hastanesi, İskilip Devlet Hastanesi, Boğazkale Devlet Hastanesi ve Uğurludağ Devlet Hastanesi’nde kapsamlı inceleme ve değerlendirmelerde bulunuldu.<br />
Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar çerçevesinde; poliklinik hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, laboratuvar ve görüntüleme süreçleri başta olmak üzere sağlık hizmet sunumunun tüm aşamaları çok yönlü olarak değerlendirildi. Bunun yanı sıra hasta ve çalışan güvenliği uygulamaları, enfeksiyon kontrol önlemleri, tıbbi kayıt ve veri yönetim süreçleri ile hasta memnuniyetine yönelik faaliyetler detaylı şekilde incelendi.<br />
Değerlendirmeler kapsamında sağlık tesislerinin fiziki altyapıları, hizmete erişilebilirlik düzeyi, kalite yönetim uygulamaları ve hizmet etkinliği yerinde analiz edilerek mevcut durum tespiti gerçekleştirildi. Elde edilen veriler doğrultusunda sağlık hizmetlerinin niteliğini daha ileriye taşımaya yönelik geliştirme alanları belirlenirken, ilgili yöneticiler ve sağlık çalışanlarıyla karşılıklı görüş alışverişinde bulunularak iyileştirme süreçlerine katkı sağlandı.<br />
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sürdürülen çalışmalarla ilgili yapılan açıklamada: “Vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin güvenli, erişilebilir, etkin ve kaliteli bir şekilde sürdürülmesi, sağlık tesislerimizde kalite kültürünün güçlendirilmesi ve sürekli iyileştirme anlayışının kurumsal yapıda daha da yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sunan, süreç boyunca özveriyle görev yapan tüm hastane yöneticilerimize, sağlık çalışanlarımıza ve değerlendirme ekiplerimize teşekkür ederiz” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEMAL YOLYAPAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/kamu-hastanelerinde-degerlendirme-tamam</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/05/2026/whatsapp-image-2026-05-26-at-115157.jpeg" type="image/jpeg" length="56807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Talasemide erken  tanı hayat kurtarır”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/talasemide-erken-tani-hayat-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/talasemide-erken-tani-hayat-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum Eczacı Odası Başkanı Erol Afacan, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hastalığa karşı erken tanı ve bilinçli toplum yaklaşımının önemine dikkat çekti.<br />
Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Afacan, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında yaptığı açıklamada, talasemi hastalığına karşı farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Afacan, bu özel günün erken tanının önemini hatırlatmak ve toplumda bilinç oluşturmak açısından büyük önem taşıdığını belirtti.<br />
Talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğuna dikkat çeken Afacan, hastalıkla mücadelede düzenli sağlık kontrolleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve bilinçli toplum yaklaşımının temel rol oynadığını ifade ederek, özellikle evlilik öncesi tarama programları ile genetik danışmanlık hizmetlerinin hastalığın önlenmesinde hayati önem taşıdığını dile getirdi.<br />
Eczacıların hastaların tedavi süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini kaydeden Afacan, ilaç tedavisine uyumun sağlanması ve hastaların yaşam kalitesinin artırılması noktasında aktif rol aldıklarını söyledi.<br />
Toplum sağlığının korunması adına farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini vurgulayan Afacan, talasemi ile mücadele eden bireylerin her zaman yanında olduklarını ifade etti.<br />
Afacan, Dünya Talasemi Günü’nün toplumda sağlık bilincinin artmasına katkı sağlamasını temenni ederek, tüm hastalara sağlıklı bir yaşam diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEMAL YOLYAPAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/talasemide-erken-tani-hayat-kurtarir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/05/2026/erol-afacan-32838.jpg" type="image/jpeg" length="94836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Belirtilerin ortaya  çıkmasını beklemeyin”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/belirtilerin-ortaya-cikmasini-beklemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/belirtilerin-ortaya-cikmasini-beklemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, doğadaki kene popülasyonunun beklenenden erken hareketlenmesine neden oldu. Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, özellikle piknik alanları, tarım arazileri ve hayvancılık bölgelerinde artan riske karşı vatandaşları uyararak; kene tehlikesine karşı alınması gereken önlemleri anlattı.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle kene popülasyonunun erken uyanmaya başladığını belirterek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskine karşı hayati uyarılarda bulundu. Mevsim geçişiyle birlikte kene vakalarındaki artış, özellikle İç Anadolu'nun kuzeyi, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu bölgelerinde "hiperendemik" seviyede seyrediyor. Uzmanlar, doğa aktivitelerinde fiziksel korunmanın ve doğru müdahalenin önemine dikkat çekiyor.<br />
TÜRKİYE'DE EN TEHLİKELİ TÜR HYALOMMA<br />
Türkiye genelinde kene kaynaklı hastalıkların ana taşıyıcısının Hyalomma cinsi keneler olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, "Özellikle Hyalomma marginatum, ülkemizde ölümcül seyredebilen KKKA virüsünün en yaygın ve etkili vektörü olarak bilinmektedir. Bunun yanı sıra Dermacentor ve Rhipicephalus gibi türler de bölgesel olarak farklı patojenleri taşıma riski barındırmaktadır" dedi.<br />
Aylin Güzel Dağ açıklamasına şöyle devam etti:<br />
"Ülkemizde ilk kez 2002 yılında Tokat, Sivas ve Çorum çevresinde dikkat çeken KKKA, günümüzde İç Anadolu ve Karadeniz'in kesiştiği yaklaşık 30 ili kapsayan coğrafi alanda yoğun olarak görülmektedir. Hastalık, virüsü taşıyan kenelerin yaşam alanlarıyla doğrudan bağlantılıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A6D0A859 E6A1 4Dd0 94Fd 03E1D42Cee1F" class="detail-photo img-fluid" height="1138" src="https://corumhabernet.teimg.com/corumhaber-net/uploads/2026/05/2026/a6d0a859-e6a1-4dd0-94fd-03e1d42cee1f.jpg" width="1600" /><br />
BU BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR<br />
Kene tutunmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1 ile 3 gün arasındadır; ancak bu süre 9 güne kadar uzayabilir. Eğer virüs enfekte kan veya doku temasıyla bulaşmışsa, kuluçka süresi 13 günü bulabilmektedir.<br />
Dağ, ani başlayan yüksek ateş (38 derece), şiddetli baş ağrısı ve halsizlik, yaygın vücut, eklem ve kas ağrıları, bulantı ve kusma, ciltte görülen kırmızı döküntüler (peteşi) görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını gerektiğini belirtti.<br />
DAĞ, KENE ÇIKARIRKEN YAPILAN HATALARA DİKKAT ÇEKTİ<br />
Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, "Toplumda yaygın olan üzerine alkol, kolonya dökmek veya sigara basmak gibi yöntemler, hastalığın bulaşma riskini dramatik şekilde artırır. Bu maddeler kenenin strese girip mide içeriğini (ve virüsü) doğrudan kana kusmasına neden olur" diyerek doğru müdahale adımlarını şöyle sıraladı:<br />
"Kene, vakum etkisi oluşturmadan ince uçlu bir cımbızla baş kısmından tutulmalıdır. Ezilmeden, dik bir şekilde yukarı doğru çekilerek çıkarılmalıdır.<br />
Eğer kişi kendine güvenmiyorsa, hiç müdahale etmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa, virüs bulaşma riski o kadar azalır."<br />
"EVE DÖNÜLDÜĞÜNDE VÜCUT TARAMASI YAPIN"<br />
Kenelerin vücudun sıcak ve nemli bölgelerini tercih ettiğini belirten Dağ, doğadan döndükten sonra koltuk altları, kasıklar, diz arkaları, göbek deliği çevresi ile en kritik nokta olan kulak arkası ve saç diplerinin kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.<br />
"Kene ısırığı, belirti bekleyecek bir durum değildir; zaman en kritik faktördür" diyen Güzel, vatandaşları hayati bir hata konusunda uyardı. Kene ile temas sonrası ateş veya halsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasını beklemenin geri dönülemez sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Güzel, "Vücutta kene fark edildiği anda panik yapmadan ama saniyelerle yarıştığımızı bilerek en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/belirtilerin-ortaya-cikmasini-beklemeyin</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/05/2026/k-e-n-e87328.jpg" type="image/jpeg" length="30808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vatandaşları uyardı "Ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/vatandaslari-uyardi-olumcul-olabiliyor-ciddiye-alalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/vatandaslari-uyardi-olumcul-olabiliyor-ciddiye-alalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, özellikle Sivas, Çorum, Tokat gibi illerimizin bulunduğu bölgede yoğun olarak görülen kene konusunda vatandaşları uyardı. Geçtiğimiz günlerde kene nedeniyle Sivas'ta bir genç yaşamını yitirmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Havaların sıcaklıklarının yükselmesiyle kene kaynaklı vakaların da kendini gösterebildiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, "Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz benekli ateşi. Çıplak elle değil tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı gibi belirtiler çok özgül değil, o yüzden gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, daha dikkatli olmamız gerekiyor" dedi.<br />
Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle 21 yaşındaki bir gencin vefat ettiği iddia edilirken havaların ısınmasıyla birlikte uzmanlar keneye karşı uyardı. Sıcak yaz günlerinde park, bahçe, mesire alanı gibi yeşil alanlarda vatandaşların yoğunluk oluşturduğuna dikkat çekilirken İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. İlker İnanç Balkan da önemli tavsiyelerde bulundu. Kenenin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Balkan, kişilerin açık renkli, uzun giysiler tercih etmesi ve vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini belirtti.<br />
"ÇIPLAK ELLE ÇIKARILMAMALI"<br />
"Keneler nisan ayı ortasıyla eylül ayı ortası arasında toprak sıcaklığı 16-18 dereceye çıktığında hayatımızda bir yer teşkil etmeye, hastalık bulaştırmaya başlıyor" diyen Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, " Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz Benekli Ateşi. Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşinin kene popülasyonu daha farklı bölgelerde. Akdeniz benekli ateşi özellikle Trakya bölgesinde daha çok görülüyor. Lyme daha kırsal, dağlık ve ya tarımla ilgili faaliyetlerin olduğu bölgelerde. KKKA'nın taşıyıcısı keneler ülkemizde belirli bir bölgede daha çok görülüyor. Kelkit Vadisi denilen veya Doğu Karadeniz, Orta Anadolu Hattı'nda özellikle Sivas, Çorum, Tokat gibi illerimizin bulunduğu bölgede yoğun olarak görülüyor. Kırsal alanda çalışanlar, pikniğe gidenler, tarım ve hayvancılıkla meşgul olanlar özellikle dikkat etmeli. Kenenin tutunduğunu fark etmek bazen güç oluyor. Pikniğe gidenler, açık alanda çimenlerin üzerine oturmak yerine bir örtünün üzerine oturmalı, mümkünse pantolonlarını bir çorabın içerisine alarak bulunmalı. Eve geldiklerinde kontrol etmeleri çok önemli. Vücutta diz arkası, kulak arkası, saçlı deri gibi kıyıda köşede kalmış vücut bölgelerine keneler tutunabilir. Çıplak elle değil eğer kene tutulmamışsa bir peçete yardımıyla alınmalı. Eğer tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. Kenenin çıkartılması esnasında baş kısmı eğer cildin içerisinde kalırsa hastalığın bulaşması kolaylaşır" dedi.<br />
"İLK 2-3 GÜN HİÇ BELİRTİ OLMAYABİLİR"<br />
Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Balkan, "KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi çok özgül olmayan belirtiler, gribi de düşündürebilecek belirtiler. O yüzden kişinin dikkatini çekmeyebiliyor, bu da gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, sonrasında başlayabilir. Kene tutunmasını izleyen 10 gün içinde belirtilerden herhangi birisi ortaya çıkarsa derhal sağlık kuruluşuna başvurmak, gecikmemek gerekir. KKKA'ya yol açan virüs, vücuda yayıldığında tüm organları etkileyen organ yetmezliklerine, vücut içerisinde kanamalara yol açan, çok ağır bir klinik tabloya ve çoklu organ yetmezliğine sebep olabiliyor, bu çok hızlı ilerleyebiliyor. Burada biraz zamanla yarıştığımızı söylemeliyim. Destek tedavisi yapılıyor, kanamayı önleyici tedaviler. Antiviral bir ilacımız var ama hafif vakalarda çok ihtiyaç olmuyor. Yılda 500 ila bin vaka arası kayıtlara geçiyor. Bunlardan da yüzde 3 ila 5'i arasında vaka maalesef ölümle sonuçlanıyor. Yüzde 10-15 gibi ağır vaka olduğunu söyleyebiliriz. Eşlik eden başka hastalıkların bulunması da bir faktör. İyi takip edilmezse, geç kalınırsa ölümcül olabiliyor. Virüse özgü bir antiviralimiz yok, aşı çalışmaları devam ediyor. Spesifik, virüse özgü bir tedavi henüz elimizde yok" şeklinde konuştu.<br />
"VAKA SAYISI ARTACAK, CİDDİYE ALALIM, ÖLÜME YOL AÇABİLİR"<br />
Henüz sıcaklıkların yeni geldiğini ve kişilerin bulundukları noktalarda mutlaka dikkatli olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Balkan sözlerine şöyle devam etti:<br />
"Vaka sayısı artacak, bunu ciddiye alalım, böyle bir risk var. Keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve bu virüs 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Çocuklarımızı, sevdiklerimizi korumak amacıyla daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sağlık Bakanlığı'mızın yayınladığı broşürler var, bilgilendirme videoları var. Bağda, bahçede, tarlada, piknikte vakit geçiren vatandaşlarımız eve döndüklerinde vücuda tutunan bir kene var mı, kontrol etsinler. Aile fertleri birbirini kontrol ederek kene tutunması açısından birbirini gözden geçirerek bu önlemi alabilirler. Açık renk kıyafetler giymek kenenin fark edilmesini kolaylaştıracaktır. Kişinin kene teması bütün yaklaşımı değiştiriyor, hastayı gözlem altına almayı gerektiriyor. Tanı konuncaya kadar mutlaka hastalarımızı gözlem altında tutuyoruz. Durumu hekime bildirmemiz, özellikle bu aylarda nisan-eylül aylarında keneyle ilişkili hastalıkların görüldüğü coğrafyada yaşayan vatandaşlarımız bu konuda daha duyarlı, hassas olabilirlerse daha erken tanı konulması ve tedavinin başlanması açısından hayat kurtarıcı olacaktır. Bütünlüğünü koruyarak çıkarmak lazım, sonra orayı sabunlu suyla yıkamak lazım. Kene tutunmuş vaziyetteyken üzerine herhangi bir kimyasal uygulamak kenenin kusmasına yol açacağından kene de virüsü zaten sindirim sisteminde taşıdığı için hastalığı daha da fazla bulaştırmasına yol açacağından kesinlikle önerilmez. Kenenin bütünlüğünü bozmadan çıkarma imkanımız yok ise hiç dokunmadan sağlık kuruluşuna başvuralım bu önemli.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/vatandaslari-uyardi-olumcul-olabiliyor-ciddiye-alalim</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/04/2026/ewr3r43.jpg" type="image/jpeg" length="56952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sağlıkta şiddet asla kabul edilemez”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/saglikta-siddet-asla-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/saglikta-siddet-asla-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Eczacı Odası Başkanı Erol Afacan, 28 Nisan Sağlıkta Şiddete Hayır Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan şiddet olaylarına karşı acil ve etkili önlemler çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin giderek büyüyen bir toplumsal sorun haline geldiğini belirten Afacan, bu durumun yalnızca bireyleri değil, sağlık sisteminin bütününü tehdit ettiğini vurguladı.<br />
Eczacıların sağlık sisteminin en erişilebilir ve vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu hatırlatarak, kesintisiz sağlık hizmeti sunma görevini büyük bir özveriyle yerine getirdiklerini ifade eden Afacan, ancak son yıllarda artan şiddet vakalarının, sağlık çalışanlarının güvenliğini tehlikeye attığını ve hizmet sunum süreçlerini olumsuz etkilediğini söyledi.<br />
“ŞİDDET HEM HUKUKEN HEM VİCDANEN KABUL EDİLEMEZ”<br />
28 Nisan “Sağlıkta Şiddete Hayır Günü” dolayısıyla açıklama yapan Afacan, sağlık çalışanlarına yönelik her türlü şiddetin hem hukuki hem de vicdani açıdan kabul edilemez olduğunu dile getirdi.<br />
Sağlıkta şiddetin önlenmesi için mevcut yasal düzenlemelerin etkinliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekerek, caydırıcı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesinin önemine işaret eden Afacan, ayrıca sağlık hizmeti sunulan alanlarda güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasının aciliyet taşıdığını vurguladı.<br />
Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin ancak güvenli çalışma koşullarıyla mümkün olabileceğini belirten Afacan, toplumun tüm kesimlerini sağlıkta şiddete karşı duyarlı olmaya davet etti.<br />
Açıklamasında, sağlık çalışanlarına yönelik her türlü şiddeti kınadıklarını ifade eden Afacan, hayatını kaybeden sağlık emekçilerini saygı ve rahmetle andıklarını dile getirdi. [related-posts id="193365" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ÖMÜR SOYTEMİZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/saglikta-siddet-asla-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/04/2026/whatsapp-image-2026-04-28-at-111600.jpeg" type="image/jpeg" length="81904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ bağışı ve donör bakımı masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/organ-bagisi-ve-donor-bakimi-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/organ-bagisi-ve-donor-bakimi-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen eğitim toplantısında, organ bağışı ve donör bakım hizmetleri kapsamlı şekilde ele alındı.<br />
Hastanede gerçekleştirilen programda Ankara Bölge Koordinasyon Merkezi birim sorumlusu Ayşe Tuğba Tecirli, Türkiye’nin organ bağışındaki mevcut durumu ve donör bakım süreçlerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.<br />
Toplantıya ayrıca İl Sağlık Müdür Vekili İhsan Demirbaş ile Hastane Başhekimi Muhammed Gömeç de katıldı. Programda; beyin ölümü tanısı, organ bağışı süreci ve donör bakım hizmetleri hakkında bilgilendirme yapılırken, hastanenin mevcut hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik değerlendirme ve görüş alışverişinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/organ-bagisi-ve-donor-bakimi-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/04/2026/whatsapp-image-2026-04-21-at-102332.jpeg" type="image/jpeg" length="76349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Şaşılık kader değil”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/sasilik-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/sasilik-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Mustafa Durmuş, çocuklarda görülen şaşılığın erken teşhis ve tedavi edilmemesi halinde kalıcı görme kaybına yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Durmuş, çocuklarda sıkça karşılaşılan şaşılık hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İki gözün aynı noktaya paralel şekilde bakmasının normal olduğunu belirten Durmuş, bu paralelliğin bozulmasıyla şaşılığın ortaya çıktığını ifade etti.<br />
Şaşılığın genetik ve doğumsal nedenlerle oluşabildiği gibi, çoğu zaman doğumdan sonra geliştiğini belirten Durmuş, “Tedavide geç kalındığında şaşılık kalıcı hale gelebilir” dedi.<br />
Şaşılığın oluşumunda genetik faktörlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Durmuş, hamilelik döneminde geçirilen hastalıklar, zor doğum, travmalar, yüksek ateşli hastalıklar ve havale öyküsünün riski artırdığını belirterek, özellikle yüksek hipermetropisi olan çocuklarda içe kayma eğiliminin sık görüldüğünü ifade etti.<br />
Ailelerin bu durumu çoğu zaman fark edemediğine dikkat çeken Durmuş, uygun gözlük tedavisiyle kaymanın düzeltilebildiğini belirtti. İki göz arasındaki görme farkının da şaşılığa yol açabileceğini dile getiren Durmuş, bu durumun göz tembelliğine neden olabileceğini kaydetti.<br />
Göz tembelliğinin erken çocukluk döneminde ortaya çıktığını ifade eden Durmuş, “Bir gözün görmesi normal gelişirken, diğer gözün bulanık görmesi durumunda beyin o görüntüyü yok sayar. Bu da zamanla o gözün tembelleşmesine yol açar” dedi.<br />
Tedavide erken müdahalenin kritik olduğuna dikkat çeken Durmuş, özellikle üç yaş öncesinde tedaviye başlanması gerektiğini belirtti. 14 yaşından sonra tedavinin büyük ölçüde etkisiz kaldığını ifade eden Durmuş, ileri yaşlarda görme oranının ciddi şekilde düşebileceğini söyledi.<br />
Şaşılık tedavisinde ilk aşamanın gözlük olduğunu belirten Durmuş, kırma kusurlarının düzeltilmesinin ardından kapama tedavisine geçildiğini anlattı. Kapama tedavisinde sağlam gözün kapatılarak zayıf gözün çalıştırıldığını ifade eden Durmuş, bazı durumlarda ilaç ve damla tedavilerinin de uygulandığını kaydetti.<br />
Tüm tedavi yöntemlerine rağmen düzelme sağlanamayan hastalarda cerrahinin gündeme geldiğini belirten Durmuş, ameliyatın hastaya özel planlandığını söyleyerek, doğuştan içe kayması olan çocuklarda ameliyatın genellikle 4-5 yaşından önce yapılması gerektiğini vurguladı.<br />
Durmuş, şaşılık tedavisinde en önemli unsurun düzenli takip olduğunu belirterek, “Kontrollerin aksatılması ciddi görme kayıplarına yol açabilir” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELDA FINDIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/sasilik-kader-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/04/2026/wdijd.jpg" type="image/jpeg" length="75495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Ağrı kader değil”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/agri-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/agri-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çorum Özel Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Oğuz Kulaoğlu, ağrı ve ağrı tedavisine ilişkin önemli bilgiler vererek, bilinçsiz ilaç kullanımına karşı uyarılarda bulundu.<br />
Çorum Özel Hastanesi bünyesinde ağrı tedavisine yönelik geniş kapsamlı hizmetler sunulduğunu belirten Uzm. Dr. Kulaoğlu, tedavi sürecinin hastanın durumuna göre planlandığını ifade etti. Kulaoğlu, hem poliklinik şartlarında hem de Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Laboratuvarı’nda kişiye özel uygulamalar yapıldığını söyledi.<br />
“AĞRI KİŞİDEN KİŞİYE FARKLILIK GÖSTERİR”<br />
Ağrının yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik yönleri de bulunan karmaşık bir durum olduğuna dikkat çeken Kulaoğlu, “Ağrı; vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, gerçek ya da olası bir doku hasarıyla ilişkili, kişiye özgü bir duyudur. Bu nedenle hastayı değerlendirirken hem fiziksel hem de psikolojik faktörler birlikte ele alınmalıdır” dedi.<br />
KRONİK AĞRI HAYAT KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR<br />
Ağrının akut ve kronik olarak ikiye ayrıldığını belirten Kulaoğlu, özellikle uzun süre devam eden kronik ağrıların ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Kronik ağrının uyku bozukluklarından psikolojik sorunlara kadar birçok olumsuz etkiye yol açtığını ifade eden Kulaoğlu, “Uzun süren ağrılar zamanla hastanın yaşam kalitesini düşürür, depresyona kadar giden bir sürece neden olabilir” diye konuştu.<br />
BİLİNÇSİZ İLAÇ KULLANIMINA DİKKAT<br />
Ağrı şikâyeti yaşayan hastaların doktora danışmadan ilaç kullanmaması gerektiğinin altını çizen Kulaoğlu, gelişigüzel alınan ağrı kesicilerin sorunu çözmek yerine daha da büyütebileceğini belirtti.<br />
MODERN VE ÇOK YÖNLÜ TEDAVİ YÖNTEMLERİ<br />
Ağrı tedavisinin ilaçlı ve ilaç dışı yöntemler olmak üzere iki ana başlıkta değerlendirildiğini ifade eden Kulaoğlu, fizik tedavi uygulamalarının bu süreçte önemli yer tuttuğunu söyledi.<br />
Çorum Özel Hastanesi’nde uygulanan tedaviler arasında; fizik tedavi uygulamaları, kök hücre tedavisi, PRP, ESWT (şok dalga tedavisi), kinesioterapi, kuru iğneleme, tetik nokta enjeksiyonları ve masaj yöntemlerinin yer aldığı bildirildi.<br />
Ayrıca hastane bünyesindeki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Laboratuvarı’nda ESWT, elektroterapi, lenfödem tedavisi ve rehabilitasyon hizmetlerinin uzman hekim ve deneyimli fizyoterapistler eşliğinde, modern cihazlarla gerçekleştirildiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/agri-kader-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/03/2026/e-w-r34-r34.jpg" type="image/jpeg" length="31040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Tüberküloz hâlâ küresel tehdit”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/tuberkuloz-hala-kuresel-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/tuberkuloz-hala-kuresel-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Özel Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Abdullah Emre Nayman, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tüberkülozun günümüzde hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüberkülozun dünyanın en eski ve en yaygın enfeksiyon hastalıklarından biri olduğunu vurgulayan Nayman, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin bu hastalıkla enfekte olduğunu ifade etti. Nayman, “Her saniye bir kişi tüberküloz basili ile enfekte olmaktadır. Kısa süreli kombine tedavi yöntemleriyle önemli başarılar elde edilmiştir” dedi.<br />
Elde edilen başarılara rağmen mücadelenin gevşetilmemesi gerektiğine dikkat çeken Nayman, 1980’li yıllarda çok ilaca dirençli (MDR) ve 1990’lı yıllarda ileri düzey dirençli (XDR) tüberküloz türlerinin ortaya çıkmasının hastalığı yeniden küresel bir tehdit haline getirdiğini belirtti.<br />
Tüberkülozla mücadelede en önemli hedefin enfeksiyonun erken tespiti olduğunu ifade eden Nayman, temaslı taramasının kritik rol oynadığını dile getirerek, kaynak vakayla temas eden kişilerin belirlenerek erken dönemde tedavi altına alınmasının hastalığın yayılmasını önlediğini kaydetti.<br />
Türkiye’de risk gruplarına da dikkat çeken Nayman, tüberküloz hastalarıyla temas edenler, cezaevlerinde kalanlar ve sağlık çalışanlarının yüksek risk altında bulunduğunu söyledi. Tanı sürecinde kullanılan testlere de değinen Nayman, interferon-gama salınım testlerinin (İGST) özellikle risk değerlendirmesinde önemli bir araç olduğunu ancak tek başına kesin tanı yöntemi olmadığını belirtti.<br />
Tüberküloz kontrolünde en önemli unsurun erken tanı ve etkili tedavi olduğunu vurgulayan Nayman, “Bu sayede hem hastalığın yayılması önlenir hem de toplum sağlığı korunur” dedi.<br />
Koruyucu önlemler kapsamında aşı, koruyucu tedavi ve enfeksiyon kontrolünün büyük önem taşıdığını ifade eden Nayman, günümüzde BCG aşısı dışında etkili yeni bir aşının henüz bulunmadığını da sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELDA FINDIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/tuberkuloz-hala-kuresel-tehdit</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/03/2026/catstoktor.jpg" type="image/jpeg" length="13434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zehir: “Koruyucu sağlık hizmetlerini önceliyoruz”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/zehir-koruyucu-saglik-hizmetlerini-onceliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/zehir-koruyucu-saglik-hizmetlerini-onceliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum İl Sağlık Müdürü Sinan Zehir ve Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Anılcan Tahsin Karahan, Kargı’da Toplum Sağlığı Merkezi (TSM), Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarını ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyaretlerde birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle acil sağlık hizmetlerinin etkin, hızlı, güvenli ve kesintisiz sunulmasının önemi vurgulandı. 112 istasyonlarında görev yapan personelle bir araya gelen heyet, hasta ve çalışan güvenliğinin hizmet sunumunda öncelikli unsur olduğuna dikkat çekti.<br />
Toplum Sağlığı Merkezi’nde yürütülen koruyucu ve toplum temelli sağlık hizmetleri detaylı olarak incelendi. İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Sinan Zehir, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada bağışıklama hizmetlerinden kanser taramalarına, anne-çocuk sağlığından bulaşıcı hastalık takibine kadar birçok başlıkta çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirtti.<br />
Ulusal Aşı Takvimi kapsamında bebek, çocuk, erişkin ve risk gruplarına yönelik aşılama hizmetlerinin devam ettiğini ifade eden Zehir, aşıların etkinliğinin korunması için soğuk zincir uygulamalarının hassasiyetle takip edildiğini kaydetti.<br />
Erken teşhisin önemine dikkat çeken Zehir, 40–69 yaş arası kadınlara meme kanseri, 30–65 yaş arası kadınlara serviks kanseri, 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere kolorektal kanser taramalarının ulusal standartlar doğrultusunda yapıldığını ve gerekli durumlarda üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirme sağlandığını belirtti.<br />
ANNE, ÇOCUK VE OKUL SAĞLIĞI ÇALIŞMALARI<br />
Gebelerin erken dönemde tespit edilerek düzenli izlenmesi, riskli gebeliklerin belirlenmesi ve uygun şekilde sevk edilmesinin sağlandığını aktaran Zehir, lohusa ve yenidoğan takibinin ilk günlerden itibaren yakından yapıldığını ifade etti.<br />
ASM’DE KRONİK HASTALIK TAKİBİ<br />
Aile Sağlığı Merkezi ziyaretinde aile hekimleri ve sağlık çalışanlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirildi. ASM’de bireye yönelik koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül yaklaşımla sunulmasının önemi vurgulandı. Merkeze başvuran hastalarla da görüşülerek talep ve öneriler alındı.<br />
Merkezde hipertansiyon, diyabet, KOAH ve kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik rahatsızlıkların düzenli izlenmesi; gebelik ve bebek takipleri; çocukluk çağı aşılamaları; 65 yaş üstü bireylerin sağlık kontrolleri ile aile planlaması ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğü ifade edildi. [related-posts id="191377" color="bg-primary"][/related-posts]<br />
“KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNİ ÖNCELİYORUZ”<br />
Ziyaret kapsamında merkezlerin fiziki şartları, hasta mahremiyeti uygulamaları, kayıt sistemleri ve hizmet süreçleri yerinde değerlendirildi. Sağlık çalışanlarının görüş ve önerileri alınarak hizmet sunumunun daha da güçlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu.<br />
Çorum İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, erişilebilir ve sürdürülebilir sağlık hizmeti anlayışıyla çalışmaların kararlılıkla devam edeceği vurgulandı. Kargı’da gerçekleştirilen ziyaretin, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik sürekli iyileştirme sürecinin önemli bir parçası olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELDA FINDIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/zehir-koruyucu-saglik-hizmetlerini-onceliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/03/2026/whatsapp-image-2026-03-04-at-112557.jpeg" type="image/jpeg" length="83127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum Özel Hastanesi Diyetisyeni Dyt. Hande Keskin Türk uyardı:  “Sahuru atlamayın,  iftarda dengeli beslenin”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/corum-ozel-hastanesi-diyetisyeni-dyt-hande-keskin-turk-uyardi-sahuru-atlamayin-iftarda-dengeli-beslenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/corum-ozel-hastanesi-diyetisyeni-dyt-hande-keskin-turk-uyardi-sahuru-atlamayin-iftarda-dengeli-beslenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çorum Özel Hastanesi Diyetisyeni Hande Keskin Türk, Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. Oruç tutan bireylerin bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermesi gerektiğini belirten Dyt. Keskin Türk, değişen öğün düzeninin kilo artışı ve metabolizma yavaşlamasına neden olabileceğini söyledi.<br />
Ramazan ayında genellikle 3-4 öğünlük beslenme düzeninin iki öğüne düştüğünü ifade eden Keskin Türk, özellikle tatlı, hamur işi ve şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ oranı yüksek besinlerin tüketiminde artış yaşandığını, buna karşılık su, sebze ve meyve tüketiminin azaldığını vurguladı. Günlük alınması gereken enerji ve besin öğelerinin oranlarının değişmemesi gerektiğinin altını çizen Keskin Türk, temel besin gruplarının her gün dengeli şekilde tüketilmesi gerektiğini belirtti.<br />
“SAHUR MUTLAKA YAPILMALI”<br />
Yaklaşık 12-13 saat süren açlık sürecinde kan şekerinin ciddi düşüş gösterebileceğini kaydeden Keskin Türk, sahura kalkılmamasının gün içinde halsizlik ve verim kaybına yol açabileceğini ifade etti. Ancak sahurda ağır ve yağlı yemeklerin tercih edilmesinin de kilo alma riskini artırdığını belirten Keskin Türk, şu önerilerde bulundu:<br />
“Sahurda bol su içilmeli. Aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılmalı. Süt, yoğurt, peynir gibi protein kaynaklarına yer verilmeli. Kan şekerini dengelemek için kepekli, çavdar ya da tam buğday ekmeği tercih edilmeli. Hafif kahvaltılar, çorba, az yağlı sebze yemekleri ve zeytinyağlılar uygun seçeneklerdir.”<br />
İFTARA ÇORBAYLA BAŞLAYIN, YAVAŞ YİYİN<br />
Uzun süren açlığın ardından iftara bir kase çorba ile başlanması ve yaklaşık yarım saat ara verilmesi gerektiğini belirten Keskin Türk, ardından ana yemeklere geçilmesini önerdi. Etli veya etsiz sebze yemekleri, kurubaklagiller, yoğurt, ayran, salata ve meyve gibi lif oranı yüksek besinlerin sindirimi kolaylaştırdığını ifade etti.<br />
Yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi gerektiğini belirten Keskin Türk, kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini tavsiye etti.<br />
TATLI TERCİHİ SÜTLÜ OLMALI<br />
Ramazan’da tatlı tüketimine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Keskin Türk, hamurlu ve kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Güllaçın uygun bir seçenek olduğunu belirten Keskin Türk, haftada 1-2 kez sütlü tatlı tüketilebileceğini, diğer günlerde ise kuru meyve tercih edilebileceğini ifade etti. Tatlının yemekten hemen sonra değil, 1-2 saat sonra tüketilmesinin daha sağlıklı olacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/corum-ozel-hastanesi-diyetisyeni-dyt-hande-keskin-turk-uyardi-sahuru-atlamayin-iftarda-dengeli-beslenin</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/02/2026/hande-keskin-34838.jpg" type="image/jpeg" length="64301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Çocuklarda kırma  kusurları artıyor”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/cocuklarda-kirma-kusurlari-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/cocuklarda-kirma-kusurlari-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum Özel Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Durmuş, çocuklarda kırma kusurlarının erken teşhis edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Hipermetropi ve astigmatizmanın görme azlığı, baş ağrısı ve ders çalışırken göz yorgunluğuna yol açarak okul başarısını olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Durmuş, yüksek dereceli kusurlarda geç kalınması halinde şaşılık ve göz tembelliği gibi ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi.<br />
Miyopinin genellikle okul çağında başladığını ve yaş ilerledikçe artabildiğini kaydeden Durmuş, basit miyopinin 18-20 yaşlarına kadar ilerleyebildiğini, dejeneratif miyopinin ise daha ileri yaşlarda da devam edebildiğini dile getirdi. Durmuş, uzağı göremeyen çocukların hem derslerde zorlandığını hem de günlük yaşamda risk yaşayabildiğini vurguladı.<br />
39 yıllık hekimlik tecrübesine dayanarak son yıllarda çocuklarda miyopi oranının arttığını gözlemlediğini belirten Durmuş, bu artışı pandemi döneminde uzun süreli tablet ve bilgisayar kullanımına bağladı. Çocukların dijital ekran sürelerinin sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Durmuş, ailelere düzenli göz muayenesini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/cocuklarda-kirma-kusurlari-artiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/02/2026/mustafa-durmuis-383.jpg" type="image/jpeg" length="81108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnme ünitesinde 395 hastaya hizmet verildi]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/inme-unitesinde-395-hastaya-hizmet-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/inme-unitesinde-395-hastaya-hizmet-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum İl Sağlık Müdürlüğü, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnme Ünitesi ile Tüp Bebek Merkezi’nde 2025 yılı boyunca sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin verileri paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamaya göre, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren İnme Ünitesi’nde 2025 yılı boyunca 395 hastaya koordineli bakım hizmeti sunuldu. İnme kodu uygulamalarının etkin biçimde yürütülmesi, ileri görüntüleme olanaklarına hızlı erişim ile trombektomi gibi kanıta dayalı tedavi yöntemlerinin uygun hastalarda zamanında uygulanmasının, klinik sonuçlara olumlu yansıdığı belirtildi. Bu uygulamaların; mortalite oranlarının düşürülmesine, kalıcı nörolojik hasarın azaltılmasına ve tedaviye erişim sürelerinin kısaltılmasına katkı sağladığı ifade edildi.<br />
Akut tedavi süreçlerinin erken rehabilitasyon hizmetleriyle entegre edilmesi sayesinde hastaların fonksiyonel iyileşme düzeylerinde artış sağlandığı, günlük yaşam aktivitelerine dönüş sürelerinin kısaldığı vurgulandı. Disiplinler arası ekip çalışması, standart klinik protokollere uyum ve sürekli izlem temelli bakım yaklaşımıyla hasta güvenliği ve hizmet kalitesinin sürdürülebilir biçimde artırıldığı kaydedildi.<br />
TÜP BEBEK MERKEZİ’NDE 233 HASTAYA HİZMET VERİLDİ<br />
Öte yandan Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde 2025 yılı boyunca 233 hastaya üreme sağlığı hizmeti sunulduğu bildirildi. Hizmetlerin bilimsel kanıtlara dayalı uygulamalar ve etik ilkeler doğrultusunda yürütüldüğü, hasta mahremiyeti ile kişisel veri güvenliğinin tüm süreçlerde titizlikle gözetildiği aktarıldı.<br />
Açıklamada ayrıca, danışmanlık ve psikolojik destek hizmetlerinin tedavi süreçlerine entegre edilmesiyle hastaların psikososyal iyilik hâlinin güçlendirilmesinin ve tedaviye uyumlarının artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde üreme sağlığı hizmetlerinde hasta memnuniyetinin yükseldiği ifade edildi. [related-posts id="190008" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/inme-unitesinde-395-hastaya-hizmet-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2026/01/2026/whatsapp-image-2026-01-27-at-130259.jpeg" type="image/jpeg" length="41724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Mide koruyucu" adı yanlış yönlendiriyor]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/mide-koruyucu-adi-yanlis-yonlendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/mide-koruyucu-adi-yanlis-yonlendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası'nda halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen mide asidi baskılayıcı ilaçların yaygın ve gereksiz kullanımına dikkat çekildi. Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ve ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlardır. Doktor kontrolünde kullanıldığında çok etkili ve güvenilirdir fakat ‘mide koruyucu' adı nedeniyle halk arasında yanlış ve gereksiz kullanım çok fazla. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok; hekiminize danışın" dedi.<br />
Türk Gastroenteroloji Derneği'nin (TGD) Antalya'da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası programı, sindirim sistemi hastalıklarına ilişkin güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı oturumlarla gerçekleştirildi. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının kullanımına dair bilimsel veriler, alanında uzman hekimler tarafından münazara edildi. Kongre sonrası değerlendirmede bulunan Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz. 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır. Gerçekten yabancı katılımcılarla birlikte çok ciddi güzel oturumların olduğu iyi bir kongre geçiriyoruz. Burada önemli konular konuşuldu" dedi.<br />
"KRONİK KULLANIMDA MİDE İLAÇLARI ÖNERİYORUZ"<br />
Toplumda "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlara yönelik yaygın algıya da değinen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu sorulara değinerek şunları söyledi:<br />
"Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum, acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser, kanama yapabilecek ilaçlar. Kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz."<br />
"ÜLSER HASTALIĞINDA ESKİDEN YAPILAN AMELİYATLARI TARİHE GÖMEN İLAÇLAR"<br />
Mide asidini baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine ve ülser tedavisindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Çekin, şu ifadeleri kullandı:<br />
"Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla."<br />
Son dönemde özellikle internet ortamında dolaşan söylemlerin bu ilaçlarla ilgili haksız bir korku oluşturduğunu vurgulayan Çekin, şöyle devam etti:<br />
"Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz. Bazı yan etkilerinin abartılarak ortamda konuşulması nedeniyle ilaçların korkulacak ilaçlar olduğu gibi bir imaj da oluşturulmaya başlandı. Öyle bir şey de söz konusu değil."<br />
"MİDE KANSERİNE, KEMİK ERİMESİNE, DİĞER HASTALIKLARA YOL AÇMAZLAR"<br />
Doğru endikasyon ve hekim kontrolü gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Çekin, mide ilaçlarının güvenilirliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
"Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar. Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/mide-koruyucu-adi-yanlis-yonlendiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Dec 2025 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2025/12/2025/da0f4219-d36e-4aa0-ac88-82bf6f92b028.jpeg" type="image/jpeg" length="37864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Akciğer kanserinde erken tanı hayati önem taşıyor”]]></title>
      <link>https://corumhaber.net/akciger-kanserinde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://corumhaber.net/akciger-kanserinde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[45. Bölge Çorum Eczacı Odası, 17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada akciğer kanserinde erken farkındalığın hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akciğer kanserinin dünya genelinde en yaygın kanser kaynaklı ölüm nedeni olduğuna dikkat çekilen açıklamada, tütün kullanımı, hava kirliliği ve mesleki maruziyetlerin riskleri artırdığı belirtildi. Bu çerçevede, toplumun risk faktörlerini daha görünür şekilde değerlendirmesi gerektiği ifade edildi.<br />
Dünya Sağlık Örgütü verileri akciğer kanserinin hem kadınlarda hem de erkeklerde ölüm oranlarında ilk sırada yer aldığını gösterirken, erken teşhisin tedavi başarısını belirgin şekilde yükselttiği aktarıldı.<br />
Çorum Eczacı Odası, eczacıların toplum sağlığında üstlendiği önleyici rolün akciğer kanseriyle mücadelede kritik bir konumda olduğunu bildirdi. Eczacıların katkı sunduğu temel alanlar şöyle açıklandı: “Sigara bırakmak isteyen bireylere danışmanlık desteği, solunum ilaçlarının doğru kullanımı hakkında bilgilendirme, tarama ve farkındalık kampanyalarına katkı sağlama, hava kirliliği ve yaşam tarzı riskleri konusunda halkı bilinçlendirme”<br />
Yapılan açıklamada, akciğer sağlığını korumanın toplumun genel sağlığını korumak anlamına geldiği, eczacının yönlendirdiği her bilinçli adımın erken tanı için yeni bir fırsat sunduğu kaydedilerek 17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü’nün mesajı “Bir nefesin değeri, bilinçle başlar.” sözleriyle duyuruldu. [related-posts id="186777" color="bg-primary"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>KEMAL YOLYAPAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://corumhaber.net/akciger-kanserinde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Nov 2025 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://corumhabernet.teimg.com/crop/1280x720/corumhaber-net/uploads/2025/11/2025/whatsapp-image-2025-11-15-at-104028.jpeg" type="image/jpeg" length="65309"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
