Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlediği basın açıklamalarıyla, son dönemde partilerine ve belediyelerine yönelik yürütüldüğünü savunduğu hukuksuz uygulamalara tepki gösterdi.
Açıklamalarda, özellikle Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen süreçler eleştirilirken, demokrasi, adalet ve millet iradesi vurgusu ön plana çıkarıldı.
CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, Kadeş Barış Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında partisinin, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam ettiğini söyledi.
Bu mücadelenin adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesi olduğunu savunan Solmaz, CHP’nin 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazandığını, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katladığını, Türkiye’nin birinci partisi olduğunu hatırlattı.
“KIRILMA NOKTASI”
Solmaz, 6 Mayıs 2019’da İstanbul seçimlerinin iptal edilmesini “demokrasi açısından bir kırılma noktası” olarak nitelendirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yargı baskılarının bu tarihten sonra arttığını öne süren Solmaz, yerel yönetimlerin idari ve mali engellerle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Buna rağmen CHP’li belediyelerin hizmet üretmeye devam ettiğini belirtti.
2024 yerel seçimlerine de değinen Solmaz, seçim sonuçlarının halkın değişim talebini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. CHP’nin Türkiye genelinde birinci parti olduğunu hatırlatan Solmaz, iktidarın bu mesajı dikkate almadığını savundu.
Solmaz, CHP’nin ön seçim sürecine de değinerek, “Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir.
Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır.
Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir.
“MİLLETTEN KORKANLAR KAYBEDECEK”
Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir.
9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür.
Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız.” dedi.