R.SAV. efendimiz buyururlar ki; “İlimi talep etmek, istemek, kadın ve erkek her müslümana farzdır (mutlak emirdir)” buyurmuştur. Bu insanlar için olmazsa olmaz anlamına gelmektedir. Yani ilim ve bilgi olmadan tekamül, iyileşme, yükselme, gelişme olmaz demektir. Dikkat edilirse bu hadisi meşhurda ilim öğrenmek için kadın ve erkek hassaten zikredilmiştir. İlim öğrenmek farzı kifaye değil, bazılarının öğrenmesi ile diğerlerinin üzerinden yük kalkmaz, herkesin okuması, mutlak farzdır. 7’den ölünceye kadar öğrenim süreci devam eder. Büyük Alman şairi, milli ilim kahramanı yazmış olduğu bin sayfalık Faust adlı eserinde ilerlemiş yaşlarında okumaya ve yazmaya devam ettiğini görenlere ve yeter artık bu yaşta diyenlere; “Ölünceye kadar Allah’ın emri bilgi öğrenmektir. Mezarda dinlenmek için çok zamanım olacak” demiş. Bu zat aynı zamanda Hz. Muhammed SAV.e büyük saygı ve hayranlık duyduğunu adı geçen Faust isimli eserinde de belirtmiştir.
İlim, aklı olanı mutlaka gerçeğe ulaştırır. Alman başkanlarından filozof Bismark da R.SAV. için övgü dolu sözler sarfetmiştir. Çünkü (sana muasır bir fert olamadığım için çok bahtsızım ya Muhammed. Bütün din kitaplarını okudum, şunu gördüm; Kur’an hariç hiç birisi, değil kainatı yönetmek, insanı mutlu etmek bir aileyi bile mesut etmekten uzaktır. Benim bu sözlerimden İslam yüce peygamberi Hz. Muhammed Mustafa SAV. ve onun getirdiği Kur’an-ı Kerim azadedir. Huzurunda saygı ile eğiliyorum Ya Muhammed SAV” sözü Bismark’a aittir.
Bu zatın Almanya’da heykelini dikmişler. Burada yurtdışına gittiğimde o adamın heykelini ziyaret ettim ve onun müslüman olmasını hatta olduğuna inandığım için ruhuna da bir Fatiha okudum. İnşallah müslüman olmuştur.
Allah’ın resulü Hz. Muhammed Mustafa SAV. ilim Çin’de bile olsa arayınız ve onu sahibine bakmayınız, obilgiyi alınız, buyurmuştur. Biz de öyle yapıyoruz. Allah’ın rahmetini ve hidayetini kimse kısıtlayamaz. Böyle bir hak kimseye verilmemiştir. İslam insanın zahirine, yaşayışına bakar. Kimsenin inancını ölçme yetkisi kimseye verilmemiştir. 90 sene inançsız yaşayıp da İslam’a girip mümin olarak ölen bir çok insan vardır. Örneğin; İstanbul’un fethinden önce Doğu Roma İmparatorluğu ordusunun ileri gelen komutanlarından General Yorgi, Suriye’deki Humus’un fethi sırasında kahramanlığına hayran olduğu Halit b. Velit hazretleri ile karşılaşıyor. Onun himmeti ile 70 yaşında müslüman oluyor ve kendi ordusuna karşı savaşırken şehit oluyor. Cenaze namazını bizzat Hz. Halit b. Velit kıldırıyor. Bunlar bir yerde takdiri ilahidir. Makalelerimizde yeri geldikçe konu dışı önemli hususlara dair bilgileri de vermek ve açıklamalarda bulunmak hem zaruri hem de faydalı oluyor. Konumuz ilim, faziletin üstünlüğü ama alimler, bilginler hakkında da malumat veriyoruz.
Allah’ı zikir büyük bir ibadettir. Ama zikir ilimden üstün değildir. Birisi lafız, birisi ise manadır. Manası sözden hayırlıdır. R.SAV. “ilim ibadetten üstündür” buyurması da bundandır. Hz. Ömer R.A. hazretlerinin bildirdiğine göre, R.SAV. bir gün camisine girdiler. İki grup insan gördüler. Bir grup zikir ehli, ikinci grup ise hukuk okuyanlardı. R.SAV. ikisi de ibadettir amma fıkıh, hukuk ilmini okuyan grup zikir yapan gruptan daha faydalı ve üstündür, buyurdular.
(SÜRECEK)