MANEVİYAT DERYASINDAN DÖKÜLEN HİKMET DAMLALARI-103

Abone Ol

Allah cc. hazretleri Kur’an’da 49 yerde aklını kullan, düşün, akıl fikir et, düşünmez misiniz, aklınız yok mu, diye bizlere haykırırcasına uyarırken bu yüce sese kulak vermemek kadar acı bir durum olmaz diye düşünülmememekte direniyoruz ve Cenab-ı Hakk’ın şu acı uyarısına muhatap oluyoruz; “Allah kimseye kötülük etmez, iz kendi ettiklerinizin cezasını çekiyorsunuz” Yunus suresi 44. ayet, sah.213) Allah savurganları sevmez. (Araf, 31)

İsrafın karşıtı tasarruf ve iktisat, ölçülü harcamadır. Her imkanı yerinde zamanında kullanmaktır. Zamansız ise o da bir işe yaramaz. Tok insana yemek teklif etmek gibi, yani rastgele harcama israftır. Kanunsuz, haksız, hukuksuz harcamalar, rüşvet gibi harcamalar ise suçtur, cezayı gerektirir. Bütün insanları kendine köle etmek mümkün değildir. Ama herkese iyilik ederken onları kendine bend etmiş, sevgilerini kazanmış olursun. Yani varlığını israf değil, insaf et, boşa harcama denmiştir. Çok yardım edenin çok dostu, duacısı, savurganların ve cimrilerin ise düşmanı, sevmeyeni çok olur gerçeğini unutmamak gerekir.

Savurganlar er-geç muhanete muhtaç olur. Düşmanlarına el açar duruma düşebilirler. İsraf insanı düşmanın kapısına götürecek kadar kötü bir huydur. Örneğin; hayvanlarda bile onurlusu ve gururlusu olanlar vardır. Aslan acından ölür de köpeğin ağzını değdiği leşe dönüp bakmaz. Bu, onun onurundandır, yüce yaratılışındandır.

Alicenap asillerdden birisine, ‘madem muhtaçsın, komşundan istesene’ demişler. O asil insan, ‘sakın kimseden bir beklenti içinde olma. Ben kainatın rabbinden bile istemiyorum. Kaldı ki aciz naciz kulundan isteyeyim’ demiştir. Buradaki espri; yüce Allah tüm canlıları yaratmadan binlerce sene önce rızkını aratıyor. Rızkı oğlaktan önce doğar, sözü bunun için söylenmiştir.

Cimri malını suçsuz mahkum gibi haksız yere hapseder. Müsrif, savurgan kişi ise kendi eli ile kendini muhtaçlığa mahkum eder. Ne acıdır değil mi? insanın kendisine yaptığını dünya alem bir araya gelse yapamaz değil mi? Öyle ise cimri olma, cömert ol. Malını canını saçıp savurma. İktisatlı ol. Zalime muhtaç olma. İktisat, idare eden, kanaatkar olan dara düşmez. Savurganlar ne kadar zengin olsalar da bir gün muhtaç duruma düşebilirler. Aza kanaat etmeyen çoğa şükretmez. Kula teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmez. Sahih Hadisi şeriftir.

Mal, insanın itibarı, onun şerefidir. Savurganlık o malın düşmanıdır. Öldükten sonra kişinin malını verseler, varisin, mal bırakanın bedenini de yılan çıyan veya mezarda toprak yer. Akıllı ol. Bu duruma düşme. İhtivaz fazla arzu ihtiras insanı külfete sokar. O da kişiyi ölünceye kadar peşinden koşturur. Bu ise ölçüyü kaçırmanın bir doğal sonucudur. Her şeyin hayırlısı devamlı olanıdır. Sahih Hadisi Şeriftir.

Yarabbi, bizlere dünyada da ahirette de hayırlı olanı ver. Çünkü ölünün malının çokluğu vereselerine ölüyü çabuk unutturur ve hepsi mal derdine düşerler ve kavga ile birbirlerine düşman olurlar. (Atasözü)

Şehvet 50 yaşından sonra yavaş yavaş kişiyi terk eder. Hele biri vardır ki can ile beraber çıkar. O da makam, mevki, övünme hırsı. İnsan dirilse tekrar ondan yine kurtulamaz. Yüksek makamlarda olanlara bir bakınız. Yürüyemez halde hasta, yine koltuğa çakılı kalıyor. Makamda oturabilmek için olmadık sıkıntılara giriyor. Allah korusun hak ve hukuk, ahlak ve fazilet onların hedefi ve şiarı olduğunu bildikleri halde o asi duyguları bile heder edercesine makam ve mevki hırsı insanların hikayeleri ile doludur.

(SÜRECEK)