Güncel

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Çorumlu Komedyen Deniz Göktaş, 'dini değerleri aşağılama' ve 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamalarından tutuklandı. Tutuklama kararına Göktaş'a destek vermek üzere İstanbul Adliyesi'nde toplanan kalabalık sloganlarla tepki gösterdi.

Abone Ol

'Ölü Deniz' adlı stand-up gösterisi nedeniyle 'dini değerleri aşağılama' ve daha sonra eklenen 'cumhurbaşkanına
hakaret' suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatılan ve dün yurt dışından döndükten sonra havaalanında
gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, bugün çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı.

TEPKİ SLOGANLARI ADLİYE KORİDORLARINI SALLADI
Göktaş hakkında 'dini değerleri aşağılama' ve 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamalarından tutuklama kararı verilmesinin ardından Çağlayan Adliyesi'nde toplanan kalabalık, kararı "Deniz Göktaş'a özgürlük" sloganları ile protesto etti.
Protesto sloganlarının Çağlayan Adliyesi'nde yankılanmasının ardından adliye içerisine çok sayıda polis sevk edildi.

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Savcılık sorgusunda Deniz Göktaş'a, Ya da ağzım merhaba diyor, sıfatım ilk üç kitapta iyiydi, dördüncüsünün çevirisi zayıf diyor” şeklindeki ifadeleri hatırlatılarak, bu sözlerle neyi kastettiği, kitaplardan ve çeviriden neyi amaçladığı soruldu.
Söz konusu ifadeleri saçının uzun olduğu dönemde insanların kendisine yönelik ön yargılı bakış açılarını
anlatmak için kullandığını belirten Göktaş, Savcılık ifadesinde şunları kaydetti:

"Uzun saçlı halime bakan kişilerin ben bu tarz şeyler söylemesem de, söylediğimi varsaydıklarını zaten şakanın içeriğinde belirtmiştim. Bu şakada çeviriden kasıt mealdir.
Kitaptan kastedilen kutsal kitaplardır. 4. kitap olarak kastedilen ise Kuran-ı Kerim'dir. Benim bu şakada herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Çeviriden kastım Kuran-ı Kerim'in mealine yönelik tartışmalar ile ilgilidir."
'100 BİN KİŞİYE OYNADIM KİMSE İNCİNMEDİ'
Sorgunun devamında Savcılık, Göktaş'a gösterisinde yer alan ve tutanağa geçen diğer tartışmalı ifadelerini de sordu. Tutanaktaki, “Hatta dördüncü kitap favorim, bir çoğumuz gibi, İmamoğlu okudu ise o da sevmiştir diye tahmin ediyorum, dört kitap arasında açık ara en iyisi o bence... Bir kere çok iddialı bir çıkış 600'lü yıllarda bu son kitap demek... Aklına yeni bir fikir gelse son kitap dedik ya domuz da yemeyiversinler” şeklindeki sözlerine açıklık getirmesi istendi.
Dış görünüşü nedeniyle insanların kendisini dinden uzak biri olarak algıladığını ifade eden Deniz Göktaş,
şunları söyledi: "İnsanlar beni gördüklerinde dinden uzak bir insan olduğumu düşünüyorlar, ancak ben tarafıma okuduğunuz şekilde 4. kitabı sevdiğimi beyan ettim. Bu söylemde 4. kitabın son kitap olduğuna yönelik teolojik espri amacım vardır, herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Ben benzer şakayı kelimesi kelimesine aynı şekilde 3 yıldır ülkenin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum.
Yaklaşık 100.000 kişiye bu şakayı kelimesi kelimesine yapmışımdır ancak bu şakadan incinen herhangi birisini görmedim. Benim dini değerleri aşağılamak gibi bir kastım veya amacım
bulunmamaktadır."
Savcılık sorgusunda Deniz Göktaş'a, video çözümleme tutanağında yer alan ve deniz kenarında siyah kıyafetli kişiler üzerinden kurduğu diyalogları içeren sahne performansı hatırlatıldı. Göktaş'a, söz konusu ifadelerle neyi kastettiği, "20 yıldır kimse bundan bahsetmiyor" söylemi ile gerçekten dalgıçları mı hedef aldığı soruldu.
Söz konusu sahne şovunda toplumsal bir refleksin hicvedildiğini belirten Göktaş, Savcılık ifadesinde şu açıklamayı yaptı: "Burada ben haşema ile denize giren insanlara karşı gösterilen ön yargıya yönelik eleştiride bulunuyorum.
Hatta söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı ön yargılı olan insanları eleştiriyorum.
Söylemde argo bir ifadeyle dalgıçları hedef alarak seyirciyi ters köşeye düşürüyorum. Söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlar ile ilgili konuşacağımı sanıyor, ancak ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısı ile yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum."
'TESTİ GEÇEMEDİNİZ' DİYEREK KASTIMI BELİRTTİM'
Performansının amacının seyircinin ilk anda verdiği tepki üzerinden bir toplumsal eleştiri sunmak olduğunu
vurgulayan Deniz Göktaş şu ifadeleri kullandı: "Zaten söylemin devamında da 'Harbiye testi geçemediniz'
diyerek kastımın seyircinin ön yargısını sergilemek olduğunu belli ettiğimi düşünüyorum."
ERDOĞAN'LA İLGİLİ ŞAKALARI SORULDU
Savcılık sorgusunda Deniz Göktaş'a, tutanakta yer alan “İnternette kişisel gelişim videolarını sadece iyi niyetli
insanlar izlemiyor... Kendin ol ya, kendin ol, kır kabuklarını Tayyip ya” şeklindeki ifadeleri sorularak, bu sözlerle neyi kastettiği yönünde açıklama istendi.

Çorum Belediyesi arsa satıyor! Fiyatı dudak uçuklattı
Çorum Belediyesi arsa satıyor! Fiyatı dudak uçuklattı
İçeriği Görüntüle

Söz konusu ifadelerin tamamen mizahi bir kurgudan ibaret olduğunu dile getiren Göktaş, Savcılık ifadesinde şu
ifadelere yer verdi:
"Cumhurbaşkanının hepimiz gibi kişisel gelişim videoları izlediğine ilişkin olarak yapılmış mizahi bir espridir. Bu
söylemde herhangi bir aşağılama veya hakaret olduğunu düşünmüyorum."
"Psikoloji Mezunu Olarak Bir Mesleki Hayal Kurdum"
Sorgunun devamında Savcılık, Göktaş’ın gösterisinde geçen ve Cumhurbaşkanı'nın terapiye gitme ihtimali ile
ailesine yönelik, “Keşke Recep Tayyip Erdoğan'ın terapisti olabilsem... Kesin akrabalardan birini tutmuşlardır, para içeride kalsın diye, Albayrak, Bayraktar, Albayraktar yeni sürüm çıktıysa... Adamın içten güldüğü bir tane görüntü var o da mezarlıktı” şeklindeki diğer sözlerini masaya getirdi.
Kendisine yöneltilen bu soruya da mesleki geçmişi ve mizah sınırları dahilinde yanıt veren Deniz Göktaş,
ifadesinde şunları aktardı: "Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır."