İRAN’DAKİ GELİŞMELERE BİR BAKIŞ…

Abone Ol

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 1946 sonrasında ABD'nin müdahil olduğu her durumda yaklaşık 93 darbe veya rejim değişikliği yaşandığını itiraf etmiştir.

Nitekim 20 Ağustos 2013 günü CIA, iki ülkede darbeyi biz yaptık demişti.

Sözü edilen bu iki ülkeden biri İran, biri Şili idi.

Ve darbe İran’da Musaddık, Şili’de Allende yönetimine karşı idi. Bu iki yurtsever, ABD patentli CIA destekli darbeye, inandıkları doğrular ve ülkelerinin onuru için direndiler. Direnmenin bedelini de hayatlarıyla ödediler.

Yani ikisi de şapkayı alıp kaçmadılar. Ve her ikisi de bugün kendi halklarının ve dünya halklarının gönlünde özgürlük sembolü oldular.

***

Muhammed Musaddık…

Hukukçu ve İranlı bir siyaset adamıdır. 1951-1953 yıllarında İran Başbakanıdır. Gerçek bir yurtseverdir. 1882'de doğmuş, 1967'de ölmüştür. Maliye, Adalet, Dışişleri Bakanlığı da yapmış olağanüstü dürüst bir kişiliktir. Öyle ki, maaş almaz, gönderilen hediyeleri kabul etmez.

O dönemlerde İngiltere'nin tüm petrol ihtiyacını İran petrolü karşılamaktadır. Avrupa petrol ihtiyacının % 90'ını da tek başına İran sağlamaktadır.

Ve de İran petrolünü, bugünkü adı BP olan İngiliz şirketi işletmektedir.

Ama İran'da uyanan milli refleks petrolün millileştirilmesini, milli kaynaklara sahip çıkılmasını istemektedir.

Ve Musaddık, kurduğu “Milli Cephe Partisi” ile millileştirme hareketinin öncülüğünü yaptı. 1951'de başbakan olunca da ilk işi İran petrolün millileştirilmesi oldu.

-Elbette bu nedenle İngilizlerle arası açılır.

-Batı işbirlikçisi Şah'la arası açılır.

-Toprak reformu girişimiyle toprak ağalarıyla arası açılır.

Ve İngilizlerin İran petrolünü kaybetmesi, Musaddık'ın Şah'tan yetkilerini meclise devrini istemesi, İran'da gelişen milli duyguların yükselmesi, anti-emperyal bir İran siyasetinin oluşturulması; Musaddık'ın iktidarına son verme kararının gerekçeleri olur.

Ve yıl 1953'tür. İngiliz, ABD ve Şah işbirliğinde ClA'nin organize ettiği bir darbe girişimi yapılır. Musaddık direnir. Darbe liderleri yakalanır. Şah eşini alıp Roma'ya kaçar. Ama birkaç gün sonra CIA destekli ordu yeniden müdahale eder. Başkanlık binası tanklarla bombalanır. Darbe gerçekleşir. Musaddık tutuklanır. Roma'ya kaçan Şah getirilir. Musaddık vatana ihanetle suçlanır, yargılanır. Ölüm cezası verilir. Sonra hücre cezasına çevrilir. 3 yıl tek kişilik hücrede kalır. Evinde göz hapsinde tutulmak koşuluyla çıkarılır. 1967 yılında göz hapsinde iken ölür.

Ve petrol yeniden Batılı şirketlerin olur. Ta ki, Humeyni gelene kadar...

Çünkü Musaddık'ın yurtsever siyaseti bastırılmış ve imha edilmiştir. Edilmiştir ama Musaddık; İran halkının, müslüman halkların ve de anti-emperyalist tüm dünya halklarının gönlünde yaşayan, büyük bir yurtsever olarak kalmıştır.

***

Ve sonuçta İran halkında birikmiş olan milli tepkiler, İslamcı muhalefetle harmanlanmış ve Humeyni hareketini yaratmıştır.

Şah rejiminin baskıcılığı ve de özellikle ABD ve İngiltere gibi emperyal güçlere aşırı bağımlılığı, Humeyni hareketini beslemiş ve de bir meşruiyet kazandırır olmuştur. Humeyni’nin tutukluluğu, 1964'te Türkiye'ye sürgün edilişi, ardından Irak’ta ve Fransa’daki sürgün hayatı, İran’daki İslamcı muhalefeti daha da güçlendirmiştir.

1977'de hükümet karşıtı gösteriler, solu ve İslamcıları da kapsayan büyük bir sivil direnişe, 1978'in sonuna gelindiğinde ise geniş tabanlı bir ayaklanmaya dönüşmüştür, Ocak 1979'da Şah, İran’dan kovulmuş, 1 Şubat 1979'da Humeyni İran’a dönmüştür.

Ve Humeyni’nin liderliğinde İran Devleti'nin adı İran İslam Cumhuriyeti olmuştur.

***

İslam devrimin gerçekleşmesiyle İran yönetimi, İsrail’i baş düşman ilan etmiştir.

Devrimin hemen ardından sokaklara yansıyan ilk büyük itiraz ise kadınlardan gelmiştir. Bu itirazlar zaman zaman gündeme getirilmiş, kitlesel gösterilerle iletilir olmuştur. Çünkü aşırı kapalı giyim ve kadınlar üzerindeki aşırı baskı, kadınları tutsak eder bir görüntü vermiştir.

Ancak 28 Aralık 2025'te, ülkenin para biriminin yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle başlatılan protestolar, ülke geneline yayılır olmuştur.

Ve de bu hareketi ABD büyük ölçüde destekler olmuş, Trump’un ağzından “arkanızdayız” denilmiştir. Yani İran’da bir rejim değişikliği istenir görünmüştür.

Elbette modern bir İran’ın inşa edilmesi ve çağdaş bir yönetime kavuşur olması genel bir arzudur ve de gereklidir. Ama ABD’ni istediği bu değildir. Peki, nedir?

***

İran, dünya petrol rezervlerinde 208 milyar varille üçüncü sıradadır.

OPEC tarafından 2024’te yayınlanan Dünya Petrol Rezervleri Raporuna göre birinci sırada 303 milyar varille Venezuela, ikinci sırada 267 milyar varille Suudi Arabistan, üçüncü sırada 208 milyar varille İran vardır.

Yani hedeflerden biri, Venezuela operasyonunda olduğu gibi İran petrolüdür.

Ve de İran’ın nükleer çalışması istenmemektedir. İsrail karşı politikalarını terk etmesi istenmektedir. Ve bunun için ABD’yle işbirliği içinde olan bir yönetim istenmektedir.

Yani ABD’nin amacı, molla rejiminden kurtularak modern bir İran’ın inşa edilmesinin önünün açılması değildir.