HEMDEM

Abone Ol

Bazı kelimeler vardır; yalnızca bir anlam taşımaz, bir ömür taşır. Sözlükte birkaç satırla açıklanabilirler ama insanın ruhunda sayfalarca yankılanırlar. "Hemdem" de onlardan biridir.

Farsçada "hem", birlikte olmayı; "dem" ise nefesi ifade eder. Bir araya geldiklerinde yalnızca yeni bir kelime değil, yeni bir hayat anlayışı doğar.

Hemdem...

Yani aynı nefesi paylaşabildiğin insan...

Konuşmadan anlaşabildiğin, sustuğunda sesini duyan, gülümsediğinde sebebini sormayan, gözlerine baktığında yüreğini okuyabilen can dost...

Hemdem; aynı masada oturduğun herkes değildir.

Aynı yolda yürüdüğün herkes de...

Çünkü yol arkadaşlığı kolaydır.

Asıl zor olan, gönül arkadaşlığıdır.

Bazı insanlar ömrüne uğrar...

Bazıları ise ömrün olur.

Bazıları kalbine misafir olur.

Bazıları ise nefesine karışır.

İşte hemdem dediğimiz insan, nefesine karışandır.

Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda kalabalıklar görüyoruz.

Binlerce isim...

Yüzlerce mesaj...

Sayısız takipçi...

Ama insanın ruhunu dinlendiren bir tek hemdem bulmak, bazen bütün bir ömrü alıyor.

Belki de çağımızın en büyük yalnızlığı budur.

Kalabalıklar içinde yapayalnız kalmak...

Oysa insanın ihtiyacı; kendisini alkışlayan değil, anlayandır.

Onaylayan değil, doğruları söyleyendir.

Menfaat için gelen değil, gönülden kalandır.

Bu yüzden yanında olanların kıymetini bil.

Sesini duyunca içi ısınanları...

Kapını çaldığında yüzü gülenleri...

Seni makamın, servetin ya da unvanın için değil; yalnızca sen olduğun için sevenleri...

Çünkü değer, vaktinde bilinmelidir.

Mezar, çiçeklerin dilinden anlamaz.

Hayat bize şunu da öğretiyor:

Olgun insanlar vardır...

Kadınlar...

Erkekler...

Çocuklar...

Her biri kendi hikâyesini taşır.

Kiminin gözlerinde yılların yorgunluğu, kiminin gülüşünde çocukluğun masumiyeti vardır.

Kimileri acıyı sessizce taşır.

Kimileri gülümsemeyi yaralarına siper eder.

Ama hepsinin ortak bir yönü vardır:

İyiliğe tutunurlar.

İnsana inanırlar.

Sevmekten vazgeçmezler.

Ve bilirler ki...

Hayat, insanı kırabilir.

Ama güzel bir kalbi yenemez.

Ya bir gün gerçekten bir hemdem bulamazsan?

İşte o zaman sırtını önce kendine yasla.

Sonra Rabbine...

Çünkü insan bazen bütün kapılar kapanınca anlar ki, aslında hiçbir zaman yalnız değildir.

Kur'an'ın asırlardır gönüllere umut olan o sözü, tam da böyle zamanlar içindir:

> "Lâ tahzen innallâhe me'anâ."

"Üzülme! Şüphesiz Allah bizimle beraberdir."

İnsanların desteği eksilebilir.

Dostlar uzaklaşabilir.

Kalpler kırılabilir.

Fakat Allah'ın rahmeti eksilmez.

İşte bu yüzden...

Can dost bulamayanlar için en güvenli omuz, Allah'a tevekkül eden kalbidir.

Ve son söz:

Sırtını önce kendine yasla...

Sonra Rabbine...

Gerçek hemdemini ararken, seni hiç terk etmeyen Kudret'i unutma.

ALLAH VAR, GAM YOK.