Müşteki C.K’nin şikayeti üzerine yürütülen soruşturmanın ardından Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede 2024 yılı Nisan ayında müştekinin Boğazkale'de taşınmaz satın almak isterken dönemin Tapu Müdür Vekili olduğu belirtilen M. Ş. ile tanıştı. Müdür vekili M.Ş'nin önerdiği ve gerçek değerinin 6-7 milyon lira olduğu belirtilen villa ve meyve bahçesinin bulunduğu taşınmaz için müşteki, arazi sahibi olduğu öne sürülen A. K. ile anlaşmaya vardı.
Süreçte Köy Muhtarı H. A. ile ilçe dönemin Ziraat Odası Başkanı A. M'nin da devreye girdiği, müştekinin taşınmazı yerinde gördüğü ve herhangi bir hukuki sorun bulunmadığı yönünde bilgilendirildiği iddia edildi.
Tarafların Ankara'da sözleşme imzaladığı, müştekinin çeşitli ödemeler yaptığı, ayrıca satışa aracılık ettikleri gerekçesiyle satışa aracılık ettikleri gerekçesiyle tapu müdür vekili M. Ş. ve Ziraat Odası başkanı A. M'ye komisyon ödediği kaydedildi.
DEVLET ARAZİSİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
İddianamede, müştekinin satın aldığı taşınmazın giriş bölümüne otel yapmak amacıyla yaptığı resmi başvuru sonrasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan gelen yazıyla, kendisine gösterilen alanın devlet arazisi olduğunun ortaya çıktığı belirtildi.
Bunun üzerine müştekinin durumu satışta rol alan kişilere sorduğu ancak tatmin edici bir yanıt alamadığı, daha sonra taşınmazın aslında kendisine anlatıldığı gibi olmadığı ve farklı parsellerden oluştuğunu öğrendiği ifade edildi.
İKİNCİ SATIŞTA DA KOMİSYON İDDİASI
Dosyaya göre müşteki daha sonra taşınmazı elden çıkarmak isterken aynı kişilerin yeniden devreye girerek alıcı buldukları ve ikinci satış sırasında da toplam 100 bin lira komisyon talep ettikleri öne sürüldü.
Savcılık, şüphelilerin taşınmazın niteliği hakkında gerçeğe aykırı bilgiler vererek birlikte hareket ettiklerini, müştekiyi yanıltıp hem satış hem de sonraki devir işlemlerinde komisyon adı altında haksız menfaat sağladıklarını değerlendirirken 4 şüpheli mahkeme karşısına çıkacak.