Çorum FK, sahasında Keçiörengücü’nü 1-0 mağlup ederek yarı finale adını yazdırdı. Skor tabelası her ne kadar sevindirici olsa da, sahadaki oyun için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Çünkü bu galibiyet, gerçeği tam anlamıyla yansıtmıyor.
Karşılaşmanın yalnızca ilk 15 dakikasında futbol oynayan bir Çorum FK izledik. Geriye kalan 75 dakika ise üretkenlikten uzak, temposuz ve adeta “idare eden” bir görüntü vardı sahada. İşte asıl tehlike de burada başlıyor. Çünkü bu oyun anlayışı, Bodrum karşısında telafisi mümkün olmayan sonuçlara kapı aralayabilir.
Artık hata kaldırmayan bir döneme girildi. Bu yüzden herkesin, başta da oyuncuların, ayaklarını yere sağlam basması gerekiyor.
Bu noktada yönetime de önemli görev düşüyor. Başkan Baran Korkmazoğlu’nun, Erzurumspor maçında olduğu gibi takımla birlikte kampa girerek oyuncularla birebir temas kurması, motivasyonu diri tutması şart. Bodrum maçının ne kadar kritik olduğu, sadece teknik analizlerle değil, zihinsel hazırlıkla da oyunculara hissettirilmeli.
Çünkü açık konuşmak gerekirse oyun şu an “SOS” veriyor.
Teknik direktör Uğur Uçar’ın da bu tabloya kayıtsız kalması düşünülemez. Böylesine kritik eşleşmelerde sadece kendi oyununu oynamak yetmez. Rakibin güçlü yönlerini bozacak, planlarını sekteye uğratacak hamleler de devreye girmeli. Bazen kazanmak için güzel oynamak değil, doğru oynamak gerekir.
Artık yolun sonuna gelindi.
“Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik” derler ya, tam olarak o noktadayız. Bundan sonrası ya büyük bir hikâyenin başlangıcı olacak ya da “keşke”lerle dolu bir vedaya dönüşecek.
Umarım Çorum FK, nefesini sonuna kadar tutar…
Ve o yarışta karaya ilk çıkan taraf olur.