Sel Sokak Canlı Kamera

Kameraya bağlanmak için resme tıklayın.

 Ayarları İçin Tıklayınız.. 

corum_vakifi_mini

Son İlanlar

DEVREN SATILIK KURS
Satmak Istiyorum (08.09.2010)
BAY ELEMAN
İş Verenler (07.09.2010)
ELEMAN
İş Verenler (07.09.2010)
CNC İŞLEME MERKEZİ OPERATÖRÜ ALINACAKTIR.
Satmak Istiyorum (07.09.2010)
KİRALIK ARAÇLAR ARANIYOR
Kiralık Arıyorum (07.09.2010)


 
ISIRGAN-312- Yazdır e-Posta
TUGAY AFAT
Pazartesi, 25 Ocak 2010 10:32

CHP kongreleri bitti bitiyor. Geriye sadece Ortaköy ve Oğuzlar kaldı. Ardından da Genel Merkez tarihini belirledikten sonra İl Kongresi yapılacak. Her kongrede aynı lafları işitmekten gına geldi. Bütün kongrelere gittiğimden en sıkıntılısı benim. Osmancık kongresinde diğer ilçeleri bilmedikleri halde partililer sonunda patladılar ve “Çorum’daki sorunlarınızı niye bize yansıtıyorsunuz? Gidin derdinizi Çorum’da halledin” dediler. Bir de diğer ilçelere gitselermiş kesin hır çıkarırlarmış.

*     *     *

Osmancık kongresi çok ilginçti. Adaylardan Hüseyin Yıldırım çıktı, kürsüden rakibi Murat Kaya adına bir dekont gösterdi. Elindeki belgeye göre Murat Kaya AKP’den belediye meclisi aday adaylığı için başvurmuş, ancak sıralamayla alınmamış. AKP olmayınca da dönmüş CHP’den aday olmuş. CHP’liler de tutmuşlar sıralamaya koymuşlar, üstelik de birinci sıraya getirmişler. Hüseyin Yıldırım bunu diyor ancak sıralamaya koyanlardan birisinin de kendisi olduğunu söylemiyor tabi.

İlginç olanı Murat Kaya’nın savunmasıydı. Kaya, aynen, “Ortağım AKP İl Genel Meclisi üyesi. Bana ısrar etti AKP’den aday olmam için hayır diyemedim” dedi.

Size daha ilgincini de söyleyim mi? Murat Kaya, bütün bu konuşmaların beş dakika sonrasında sandığa giden CHP’nin Osmancıklı delegesinin 69’unun oyunu alarak ilçe başkanı seçildi. Rakibi Hüseyin Yıldırım ise 43 oy ancak alabildi. Demek ki neymiş, CHP Osmancık İlçe Başkanlığı için önce AKP’den aday adayı olmak ve o partiye 250 lira bağışlamak gerekiyormuş.

*     *     *

Osmancık’taki kongrenin gösterdiği bir başka tablo ise CHP’de il kongresine kadar gerilim iyice yükselecek. Muhalifler her fırsatta yönetimi eleştirirken, mevcut yönetim ise ‘delege nasılsa benim yanımda’ rahatlığı içinde bildiği yoldan yürüyor. İl kongresine kadar tansiyon düşürülmezse hoş olmayan hadiselerin çıkması içten bile değil.

*     *     *

Uğur Mumcu’yu anma toplantısına hem koşa koşa hem korka korka gittim. Koşarak gittim çünkü hâlâ yokluğunu derinden hissettiğim müthiş insanların başında Uğur Mumcu gelir. Korkarak gittim çünkü aradan geçen 17 yıl Uğur Mumcu gibi bir değerin gençler tarafından tam bilinmemesine neden olmuş olabilir, kalabalık toplanamayabilirdi.

İki genç akrabamla birlikte toplanma yerine gittiğimde azımsanmayacak kalabalıkta bir grupla karşılaştım. Ancak tümü 50 yaş üzeriydi. Yani tümü Uğur Mumcu’yu okumuş, düşüncelerini yakından izlemiş insanlardı. Yani katiller amaçlarına bir parça da olsa ulaşmışlardı. Uğur Mumcu’yu tanıyanların sayısı giderek azalıyordu.

ADD’nin gençlik kollarının ellerinde çerçeveli fotoğraflarla gelmesi herkesi duygulandırdı. Karanfiller dağıtıldı, yakalara Uğur Mumcu’nun fotoğrafları asıldı. Adını verdiğimiz cadde boyunca Uğurlar Olsun türküsüyle yürüdük. Mum yaktık, alkış tuttuk. CHP İl Başkanı Tufan Köse en doğrusunu yaptı ve konuşmasının büyük bölümünü Uğur Mumcu’nun kendini anlattığı yazısına ayırdı.

Sevgili Perinay-Mehmet Tahtasız’ın ortanca kızları Yaren’in “Vurulduk ey halkım unutma beni” şiirini başarıyla okuması ise hem duygulandırdı hem gururlandırdı. Yaren öyle içten okudu ki, o yaşta satırların gücünü ve anlamını çok iyi bilen birisi, hisseden birisi gibiydi.

Öldüğünü duyar duymaz arkadaşlarımla evinin önüne gitmiştik. Nöbet tutmuş, gizli-açık ağlamıştık. Cenaze töreninde yağmuru hissetmemiştik bile. Nasıl da haykırmıştık “Uğurlar ölmez” diye.

Uğur Mumcu’nun boşluğu kolayına dolmazdı. Dolmadı da. Işık içinde yatsın.

*     *     *

Saadet Partisi’nin il divan toplantısını izledim. Gittiğimde oturacak yer kalmamıştı. Çok değil, birkaç ay öncesinde bile salonun yarısı boş olurdu. İl divanını partide yapmalarının nedeni de gelen giden olmayışıydı. Dünkü manzaraya bakılırsa SP toplantılarını eskisi gibi geniş salonlarda yapmak zorunda kalacak.

Bu ilginin nedenini anlamak zor değil. İktidardaki 7 yılın AKP’yi yıprattığı bir gerçek. Aslında yavaş bile gelişti denebilir. SP’lilerin yeniden partilerine ilgi göstermesi en çok da Arif Ersoy’u sevindirmiş. Dün yine coştu. Özlemişiz.