Bu hafta Hocalı Katliamı haftasıdır.
60 yıl Rusya’nın baskıcı rejimi altında kalan Ermenistan ve Ermeniler 1989 Rusya dağılınca aç ve sefil hayatlarına rağmen öldürme içgüdülerinin faşizan çılgınlığı ile 25 Şubat 1992 gecesi sinsice Azerbaycan’ın Hocalı Köyüne saldırdılar. Kadın, kız, çocuk, bebek, yaşlı demeden 613 Türkü (700 ?) uykularında, evlerinde sabaha kadar öldürüp yok ettiler. Gecenin kör karanlığında saatlerce süren top, tüfek, tank ve Kalaşnikof seslerini duyan çevre Türk köylerinde kimsenin aklının ucundan bile ERMENİLERİN BURADA BİR KÖYÜ YOK EDECEĞİ geçmiyordu. Çünkü Ermenisi, Türkü, Tatarı, Gürcüsü hepsi altmış yıldır komünizmin acımasız baskısı altında çok kötü günler yaşamıştı. O günler geride kalmıştı, hepsi özgürlüğü, korkusuzluğu, baskısızlığı yaşamak hevesinde idi. Hepsi kendini bir bayrama hazırlıyordu.
Ne yazık ki kendini bağımsızlık bayramına hazırlayan 16 ülkeden sadece bir tanesi, iflah ve ıslah olmaz bir kine sahipti. Bunlar Ermenistan Ermenileri idi.
*
Ermeniler 1917’de Bolşevik isyanı ile komünizm kurulurken Rusların bıraktığı silâhlarla Doğu Anadolu’da dört yıl süren katliamlarda 518,105 (630.000) Türkü öldürmüşlerdi. (Kaynak:MEB. Yayınları- Bilim Aklın Aydınlığında eğitim- Ermeni Yalanları Özel sayısı- Nisan 2003-Ankara)
*
1989 da Komünizm yıkılırken de yine Rusların bıraktığı silahlarla yine Türklere saldırdılar. 1990’da başlayan Ermeni saldırıları Azerbaycan’ın %25’ini işgal ettiğinde 1992’de Türkiye’nin büyük çabaları ile zorla durduruldu. Komünist rejim döneminde bile Türk düşmanlığını daima göz önünde tutan Rusya, 60 yıl içinde askere aldığı Ermenilere top-tüfek- tank eğitimi verirken, Türklere patates soyma, koğuş ve tuvalet nöbeti tutma vazifesi vermiştir. Ruslar çekilmeden önce savaş eğitimi alan Ermenilere 5000 tank ve 50.000 silâh ve araç gerek bırakmıştır. Ermeniler hiç denecek kadar az zayiat vererek, 20 bin Azerbaycanlıyı (ki çoğu asker değildir) âdeta dans ederek öldürmüştür. Bu savaşta 5000 Azeri kayıptır ki ölmüş ve dozerlerle büyük çukurlara gömüldüğü sanılmaktadır. 150.000 civarında Türk yaralanmış yani sakat kalmıştır.
*
Ermeniler yüz yıldır “AĞLA ve ÖLDÜR” kuralını uyguluyor. Ermeniler mazlumu oynayarak dünyanın feci ve vahşi zulmünü icra ediyor.
25-26 Şubat 1992 Hocalı Soykırımı Ermenilerin AĞLA VE ÖLDÜR saldırganlığının küçük bir parçasıdır.
*
Biz tarihimiz boyunca yaptığımız savaşlarda erkekçe meydan savaşları yaptık. Büyük bir meydanda asker –askere yapılan erkekçe savaş neticesinde kim yendi ise şehre girdi ve şehri teslim aldı. Kim galip geldi ise bir daha şehirde (yerleşim merkezinde) kimseye ilişmedi.
*
Dünya, son kez bu erkekçe, mertçe çatışmayı Kıbrıs’ta yine TÜRKLERDE gördü. Ve artık böyle erkekçe savaşlar ve çatışmalar kalmadı. Mayın kalleşliği, füzelerle ve uçakla masum sivillerin bombalanması, savaş alanı olmayan evlere, şehirlere saldırı aldı başını gidiyor. Dürbünlü tüfekle uzaktan çarşı, pazarda alış veriş yapan insanların öldürülmesi, parkta çocuğunu sallayan annelerin öldürülmesi çılgınlığı, son yüz yılın yüz karası olaylarıdır.
*
Ayrıntısına girmeyeceğim ama yüz yıldır AĞLA ve ÖLDÜR taktiği ile Ermenilerin yaptığı eylemlere bakın ve Ermeniler masum mu, mazlum mu karar verin. 25 Şubat 2015- TRT-2 saat 08.oo’de başından geçenleri anlatan bir babanın ifadesi.
Irza geçme, diri diri gözlerini oyma, kulaklarını kesme, cinsel organlarını kesme, evlerini yakma, vücutlarını yakma ve nihayet öldürme.
*
ÖZETLE;
Türk Milleti şunu bilmeli. Avrupa bunları görüyor, biliyor ama görmezden ve bilmezden geliyor. Asla ve asla bunu anmıyor. İsrail, iki askerini aramak için kadın ve çocuklar dâhil 1650 Müslüman’ı öldürüyor, dünya bunu kınamıyor. Aynı vahşeti dört yılda bir yapıyor, her seferinde Avrupa İsrail savunma hakkını kullanıyor diyor.
Kıbrıs’ta Rumlar Türkleri katlederken susan Avrupa, Türkler hakkı olan müdahaleyi yapınca birden bire ağızlarını açıverdiler. Daha 4000- 5000 Türk ölmeden müdahale ettiğimiz için hala bizi suçluyorlar. Türklerin yaşadığı bölgede nöbet tutan askerlerini işgalci görüyorlar ve bizi kınıyorlar. Ermenistan 23 yıldır Azerbaycan’ın dörtte birini işgali altında tutuyor ve yerleşim yerleri yapıyor. Avrupa bunu görmüyor. Ama her fırsatta Ermenistan namına ücretsiz avukatlık yaparak; “Türkiye Ermenistan sınırı açmalı” diyor.
*
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Asıl mesele bizim uyanmamız. Bizim bu oyunları görmemiz. İçimizdeki hainleri bilmemiz ve onlara susmayarak cevap vermemizdir.
İnadına birlik, inadına birlik ve inadına birbirimizle dayanışma. Buna şiddetle ihtiyacımız var.
Geçmişte bizi bu tuzaklara düşürdüler. Aynı hatalara düşmeden millî birlik içinde vatanın birliği ve ülkenin birliği, Türk milletinin birliği için elele vermenin zamanıdır.
*
Mücadelemizin iki yolu var.
1-Ermeniler, yaptıkları soykırım ve sürgün için özür dileyecek.
2-Ermeniden özür dileyenler, özür diledikleri için özür dileyecekler.